TARİH: 22 Eylül 2010
SORU:
Hocam merhaba,
Benim adım …… Sorulara cevap vermeme kararınız devam ediyor mu bilmiyorum. Fakat size bir sorum var.
Ben değersizlik korkusu ile ilgili olumlamalarıma devam ederken olumlamaların içime oturmaya ve kelimelerin gerçek anlamlarının içimde açılmaya başladığı bir sırada birden cebimdeki bir kağıtta (alışveriş merkezinden alışveriş yaptığım için müşteri servisine binmek için verdikleri kuponda) ESKİLERİ DEĞERLENDİRMEK İÇİN BU KADAR ÇOK UĞRAŞMAYIN ! (şeklinde bir firma reklamı)yazıyordu. O anda biraz şoke oldum bunu üstben mesajı olduğu apaçıktı. Sizce ben burada ne anlamalıyım?
2007 yılında kendisine aşık olduğumu zannettiğim bir kız ile aynı spor salonuna uzun süre gelip gitmemize rağmen tanıştığımız ve ara sıra konuştuğumuz halde onun ile beraber olamamadım ve hiç bir zaman yakınlaşamadım. Fakat o tarihe kadar hiç kimse ile flört etmediğim için bildiğim bütün anlamları bu kıza yükledim. Zaten kızın da bana karşı ilgisi vardı. İlk kendisi benimle tanıştı ve sürekli beni gözlemliyordu ben de onu çok fazla beğenmiştim. Bir araya geldiğimiz anlar çok oldu fakat sohbetlerimiz kısa sürdü. Geç de olsa onunla özel olarak konuşmak istediğim için kendisini bir kafeye davet ettiğim ve gelmek istemediği birkaç ay sonra bir kişi vasıtasıyla telefonunu istediğim fakat tekrar reddedildiğim durumlar da yaşadım.
Bu kişi ile ilgili ciddi çalışmalar yaptım; fakat bunlar neden ilişkiye giremediğim ile ilgiliydi yetersizlik, başarısızlık, kaybetme, hiçe sayılma ve diğer bütün korkularımı çeşitli zamanlarda bana gösterdi. Bu arada bir kaç erkekle flört etti.
Fakat şu anda fark ettim ki ben onun ile olan bağlarıma hiç dokunmamışım. Çalışmalarımı geri gelsin diye yapmışım. Acaba bir ilişkiyi normal olarak yaşayabilecekmiyim o kişi ile, hep bunu merak etmişim. Yani şu anda hayatım ile ilgili ciddi karar vermem gereken durumlarda o kişi ile olan bağ ve bağımlılıklarım buna engel oluyo, mesela başka şehre gidemiyorum. Ayrıca geçenlerde o kişiyi ilk gördüğümde ve onun için olan hislerim aklıma geldiğinde çok ağladım.
ESKİLERİ DEĞERLENDİRMEK İÇİN BU KADAR ÇOK UĞRAŞMAYIN! cümlesini nasıl çalışmalıyım? Bu arada değersizlik ile ilgili olumlamalarımı şu şekilde yapmaktaydım bu mesajı alana dek ve hala:
Ben …. kız arkadaşım olmasa da yalnız ve tek başıma değerliyim.
Ben …. siz değerliyim.
Ben benim için değerliyim.
Ben değeri kendi içimden alıyorum.
Ben kendi içsel değerime sahip çıkıyorum.
Ben her halimle değerliyim.
Ben bana değer veriyorum.
Ben …. beni istemese de değerliyim. Özüm olarak değerliyim.
CEVAP:
Değersizlik korkunu çalışırken bir konu üzerinde çalışman doğru değil. O konu sadece senin korkularını bulman için gerekli. Sen de birinci adımında o kişinin seni reddetmesi veya senin istediğin gibi bir ilişkiye girmemesinden kendine gerekli olan korku listesini çıkarmışsın.
O olay senin içindeki korku listesini belirlediğine göre, şimdi, kişiyi ve olayı hedef almadan esas ikinci adıma geçeceksin. Bu adımda, “Benim değersizlik korkumu bu hayatımda ilk nerede hissetmiştim?” diye bir soruyla çalışmaya başlayacaksın.
O soru sırasında ilkokuldan veya ortaokuldan veya aile ortamından bir sahne gözünün önüne gelecek veya yavaş yavaş hisssedip hatırlamaya başlayacaksın. O gün, o olayın içindeki sen kendini nasıl hissetmiştin? Oradaki kendine bunu sorduğun zaman değersizlik korkusu orada kendini gösterebilir, ama en önemlisi o sahnedeki değersizlik korkunun yanında bulacağın diğer korkuların.
Kendine diğer korkularını o sahnede çalıştırdığında sahne tamamen değişmiş olacak. Böylece her sahneyi tek tek çalıştığında değersizlik korkusu diye ele aldığın korkuyu diğer korkuların enerjisinin desteklemesini de ortadan kaldırmış olacaksın. Böylece gerçek değersizlik korkusu çalışmasına ulaşmış olacaksın.
Değersizlik korkun için, çocukluğundan bugüne kadar değersizlik korkusu adına yaşadığın bütün sahneler için -bunların sayısını takip etmeden hepsi için- aynı çalışmayı yapmalısın.
Geçmiş günlerindeki değersizlik korkusu yaşadığın sahnelerin enerjisi ve onu destekleyen diğer korku enerjileri bitmeden senin bugün yaşadığın olayların içindeki değersizlik korkusu bitemez.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: Eylül 2010
SORU:
Merhaba,
Sanırım sorumun cevabını aldım sitenizde. Bir seçim yapmalıydım, gelecek sene yani bir hafta içinde lise son sınıfa geçeceğim ve Türkiye’de mi yoksa yurt dışında mı okuyacağıma karar vermeliydim.
“Herkes kendi geleceğini anda yaratır.” Her şey bu kadarsa… Ve eski seçimlerimizin bizim için anda yaratılanı tıkamaması gerekiyorsa, nasıl seçim yapacağım ki? “Kendi doğrunu seç,” diyor üstbenim, o hep güzel konuşuyor ama benim çok fazla korkum var. İstediğimi seçtiğim zaman insanlar beni onaylamaz, belki suçlarlar (isteğim üniversiteyi okumamak çünkü bu çalışmalara devam ettiğimde elbet bırakacağım okulu mokulu, özgürce yaşayacağım. Ama bir yanım da “Nereden biliyorsun?” diyor, “Nasıl emin olabiliyorsun? Bu senin yolun, yürü.” Hangisinin ne olduğunu tam ayırt edemiyorum). Nasıl para kazanacağım korkusu var sonra, babam hep “Para kazanmak zordur,” der, “çok çalışman gerek.” Tüm bunlar zihin ve korkular ve bunları dönüştürmek için zamana ihtiyacım var; ama benim bir hafta içinde seçmem gerek. zorundayım. (Bu tür kelimeler de esir olma korkusuna giriyor. Ama o kadar çoklar ki! Hepsini bir anda dönüştüremem. “Değişim andadır,” diyor üstbenim, henüz inanmıyorum ona. Bir de bunun için kendimi suçluyorum.)
Türkiye’de mi kalacağım, yurt dışına mı gideceğim? Üstbenim “İkisini bir et,” dedi. “Nasıl?” dediğimde “Herkesle birim,” geldi; ama geri kalanları tam duyamıyorum. Onun bir şeyler söylediğini duyuyorum; ama sanki ağzına biri bir şey tıkamış gibi. Sanırım o benim ya da egom. Şu an ikimiz oldukça yakınız. Bir keresinde “Göster,” dedim. Önce “Türkiye,” dedi, sonra her iki sınıfı da gösterdi. Türkiye’de kalacak olanların sınıfı daha parlaktı ve aslında kendimi orada güvensiz, her an aşağılanacak gibi hissederken (o sınıfta devamlı güce giriyordum ya da kendimi kapatıyordum, hocaya acıyordum bunca insanla başa çıkmak zorunda diye; ama bunlar başka bir çalışma konusu) herkes gülümsüyordu ve yerlerine oturmuşlardı. Üstbenim bana bunu gösterdi ama hala güvenmiyorum. Sonra “Yurt dışına gidecek olanların sınıfını göster,” dedim. Oradaki insanları tanımama ve daha çok sevmeme rağmen onları gördüm; ama gülümsemiyorlardı ve hafif sepya rengi vardı sınıfta, huzurlu değildi diğerinin aksine. Ama şimdi onca korkuyla nasıl gideceğim ve çaat diye sınıf değiştireceğim? “Değiştirme o zaman,” diyor biri. Üstbenim mi bilmiyorum, değil galiba. Sınıf değiştirirsem beni kabul edecekleri ne malum? Orada arkadaşlarım var ama onların da düzenini bozmak istemem. (“İstenilmeme,” dedi üstbenim, “tercih edilmeme.”) Haydi, diyelim ki Türkiye’yi seçtim. ÖSS’ye girmekten ödüm kopuyor. Çünkü çok çalışmam gerek. Hem “DİL’den mi yoksa TM’den mi gireceğim?” diye sorduğumda TM dedi üstbenim (Galiba. Şimdi yine pamuk tıkandı sesine). “Peki, TM’de ne okuyacağım?” dediğimde bir şey demiyor. Duyamıyorum. Siyahlık gibi. O soruya cevap vermiyor. Gelecek olduğu için mi? Ama herkes anda geleceğini yaratıyorsa nasıl emin olabilirim bu seçimlerden?
“Çalışacağım,” diyorum ama kendime de tam güvenmiyorum. Uyuyakaldığım oluyor, üstbenimin sesini duyamadığım ya da benim hayır dediğim egoyu seçerek.
Çalışmaya başlayacağım.
CEVAP:
Senin yaşlarındayken benim en çok istediğim şey dışarıda gittiğim falcıların evde olmasıydı. Çünkü o gidip sorduğumuz, hayatımızı yönlendirmeye çalışan, hayatımızı onlara sorarak yönlendirdiğimiz falcıları sorularımıza cevap verme mekanizması olarak evimde her an her saat isterdim. Yani senin sabah saat 5′te sorular sorarak zihninde dönen bütün kurgulara cevap araman gibi konuşma imkanı bulacaktım. Bunların benzerini ben de yaşadım. Sen de benim üstben diye öğrettiğim bir bilgiyi alıp kendine oyun olarak kullanmaya başlamışsın.
Üç mektubunu da okudum, içinde arasıra üstbenin sana ulaşabilip söylediği birkaç kelime var; ama sen bu kelimeleri alıp kendinde dönüştürerek ilerlemeni sağlamıyorsun. Aynı anda onu farklı sorularla daha merak ettiğin yerlere çekmeye çalışıyorsun. Mesela sana istenmeme ve aşağılanma korkusu olarak belirttiği bir yerde senin o andaki adımın çocukluğundan bugüne kadar istenmediğini ve beğenilmediğini düşündüğün bütün sahnelerine girip orada bu korkuları çalışıp o sahneleri dönüştürmekken gereksiz sorularla kendini tekrar karıştırıp hayatında şikayet ettiğin her şeyi -ki bu çok doğaldır, buluğ çağı şikayetleridir- sanki bu çalışmaları ciddi yapıyormuşsun, faydasını görmüşsün, hayatını bu çalışma yönlendiriyormuş, üstbenin seni yönlendiriyormuş zannedip dışarıya da zannettirmeyi bırakman lazım. Şu ana kadar gönderdiğin hiçbir mailda anlattıkların benim öğrettiğim çalışmalarla uyuşmuyor.
Benim sana tavsiyem bütün bu çalışmaları uyguluyormuşsun gibi davranmayı bırakıp ailenin yönlendirdiği şekilde okuluna devam etmen.
İyi okumalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 30 Ağustos 2010
GELEN MESAJ:
Sevgili Nil Hanım,
Merkezinizin kapanma haberini bir öğrencimden bugün yeni duydum ve inanın çok üzüldüm. Sitenize girince PARK’a hayran kaldım. Bu kadar emek sarf edilmiş ve katılımcıların övgüsünü alan, çalışmalarında da hiçbir legal hata olmayan merkezinizin olumsuz, bir o kadar da üzücü kapanış hikayesi beni derinden etkiledi. Umarım çok yakında mahkeme lehinize sonuçlanır ve PARK yeniden ona ihtiyaç duyan katılımcılarla buluşur.
Sonsuz sevgilerimle,

Nil Avunduk bu seminerinde;
AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.
devamı için tıklayınızdetay için lütfen “Seminer Programı” sayfasına bakınız.
devamı için tıklayınızBu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.
İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk