Tarih: 30 Kasım 2010
SORU:
Sevgili hocam,
Eşimin çevresinde kendisinin kontakta olduğu, üst konumda çalışan, iş için muhattap olduğu, kendisi için önemli olan, bazı insanlar var. Bu kişileri eve davet etmemiz gerekiyor. Ben hayatımda hiç yemek yapmadığım için kafayı yemek üzereyim. Onların evinde resmen ziyafet yaptılar bize, dolayısı ile benim de böyle bir şey sunmam gerekiyor, eşim de zaten buna kastırıyor.
Ama ben;
1) Dogru düzgün birşeyler nasıl hazırlayacağım konusuna takılıyorum.
2) Şarap kadehleri, salata kasesi vs eksik, şu anda çalışmadığım için bunları nasıl satın alacağım konusuna takıyorum.
3) Bu kişilerin yaşları büyük ve bana annemlerin arkadaşlarını anımsatıyorlar; hani onlar arasında geçen nezaket kurallı vsli toplantıları ve ben kendi arkadaşlarımla geyik yapmayı tercih ediyorum. Ama bu kişilerin de hayatımızda olması gerek..
Bu saydığım 3 konuda benim olayları kendi içimde kasılmadan, kavga dövüş çıkmadan nasıl ele alacağım, hangi korkuları calışmam gerektiği konusunda yardımcı olabilir misiniz lütfen?
Tesekkurler,
CEVAP:
Hiçbir korku çalışması yapmadan annenin ve anneannelerimizin bildiği ve bize görgü kuralı olarak öğrettiği herşeyi kendine önce öğreteceksin. Sonra da en güzel masayı ve yemeği hazırlamak üzere davetten iki gün önce başlayarak toplamda iki gün gerçek bir emek vererek o ziyafeti hazırlamalısın. Hatta ziyafetin bittiği günden sonra da iki gün evi pırıl pırıl temizleyeceksin. İçine hizmet etmeyi seçmediğinde dışarıya mecburen tam hizmet edeceksin. Çünkü doğrusu bu.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 30 Kasım 2010
SORU:
Merhaba Hocam,
Benim merak ettiğim ve takıldığım bir nokta var. Bu nokta hastalıklarımızı etkileyen duygularla ilgili. Şu an kendimi suçlama ve kendime kızgınlık zamanlarımı temizliyorum şeker hastalığımla ilgili. Bildiğiniz gibi, mailleşiyoruz bu konuda sizinle. Nedense şu soru geldi birden içime: Şeker hastalığının nedeni kendimizi şuçladığımız keşke dediğimiz zamanlar birikimi yada tansiyon hastalığı insanlara duyduğumuz öfke ve kızgınlıklar, kanser bir kişiye duyulan kızgınlık yada nefret v.s. diye gidiyor ve bunu birçok kitap da neden olarak yazıyor. Peki benim öğrenmek istediğim; bunu nereden biliyoruz? Yani nereden bu nedenler olduğu kararına varıldı. Benim için önemli olan şu an benim çalıştığım nedenler yani bu hastalığın nedeni olan bu duyguların bunlar olduğunu kim bulmuş yada kesinleştirmiş yada nereden biliniyor…
Sevgiler…
CEVAP:
Bu saydığın bilgilerin hepsini çöpe at. Hastalığınla ilgili sorunu kendine sorarak içinden senin şeker hastalığının nedenini bul. Doğrusu bu şekildedir. Ben bütün hastalıklarımızın sebebini kendi içimizden bulmayı öğretiyorum. O okuduğun bilgileri eğer İçimdeki Yolculuk kitaplarından okuduysan kitap yazarının kendi deneyimidir. Kendi içinde kendi hastalığının sebebini bu şekilde bulmuştur. Bu senin doğrun olması gerekmiyor. Senin doğrun senin kendi içinden bulduğundur. İçimdeki Yolculuk kitapları haricinde bir yerden okuduysan o araştırmacıların yaptığı bir listedir. Zaten hiç doğru değildir. Eğer benim seminerlerimden duyduysan o benim kendi deneyimim ya da o anda bana soru soran kişinin cevabıdır. Yani yine genel değildir ve senin cevabın hiç değildir. Senin cevabını sen kendi içinden bulacaksın. Ancak bunu bulup dönüştürdüğün zaman hastalığın gerçek anlamda bitecektir.
Sevgiler,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 29 Kasım 2010
SORU: “NASIL BAŞLARIM?”I OKURKEN RESMEN KOPTUM
Nil Hanım Merhaba ;
Öncelikle ben kimim ;
Onu belirteyim ;
İstanbul’da yaşayan bekar 36 yaşında Elektrik Elektronik Mühendisiyim, dindar, inançlı biriyim ; Kendimi dönüştürme yolunda yaklaşık bir yıldır yoğun olarak, zihinsel, bedensel, ruhsal gelişim faaliyetlerinde bulundum, Geçmişim hastalıklarla, işsizliklerle, yoğun korku ve ruhi bunalımlarla dolu , tam bir trajedi. Öğrendiğim, uyguladığım sistemler çok yeterli değil veya ben çok iyi uygulayamıyor muyum bilmiyorum ama istediğim dönüşümü hala sağlayabilmiş değilim. Hele egom karşısında sürekli nakavt oluyorum. Ama bedensel olarak çok iyi bir noktaya geldim, yaptığım nefes, gevşeme ve beden egzersizleri ile, sağlık beslenme ile bedensel olarak çok çok zindeyim, bir yıldır nezle bile olmadım, başım bile ağrımıyor Allaha şükür. Ancak zihinsel dönüşümüm çok sınırlı kaldı, Korku, bağımlılık ve öfkelerimin esiriyim ve hayatımda isteklerimi gerçekleştiremiyorum , büyük bir tıkanıklık hissediyorum. Zihinsel dönüşüm olarak Echart Tolle’ın kitapları beni çok etkiledi. Olumlamalar , meditasyon, Eft, kendi kendine hipnoz ( öğrendim, yapabiliyorum ) Bunları düzenli olarak uyguladım ama etkileri sınırlı kaldı. Farkındalık ve uygulamalarını da kendi hayatımda uyguluyorum ve faydalı buluyorum, ancak anladımki farkındalığı tam olarak uygulamak çok uzun bir çaba gerektiriyor, o kadar kolay değil. Sizin dediğiniz gibi belki de bunlardan önce içsel temizlik yapmak gerekiyor.
Sitenize dün Google’da denk geldim. Videolarınızdan anlattıklarınız bana çok mantıklı geldi ve anlattıklarınızdan çok sağlam bir sistem önereceğinizi sezinledim. Bu nedenle “Nasıl başlarım? ” ı okumaya başladım ama , son kısımda resmen koptum ve açık söylemek gerekirse biraz sinirlendim. Anlattığınız şekli ile birinin bu sistemi tamamlaması mümkün değil ve benim gibi birine bile karmaşık geldiğine göre bu konularla ilk defa tanışan birinin kafasını iyice bulandıracak ve sonuç alamayacaktır. Gördüğüm en pahalı en karmaşık sistem. Allah Aşkına insanlara bu kadar masraf yaptırmaya ve kafasını karıştırmaya ne hakkınız var; İnsanlar zaten geçim derdinde ve kafası allak bullak. DVD leri ,CD ler kitapları okuyun uygulamaları yapın diyorsunuz . Saydım , sitede tam 28 DVD CD ve 2-3 kitap var. Toplamı : 700 Milyon yapıyor. Bu DVD ler CD ler dinle dinle biter mi ? DVD leri dinleyebildiğiniz kadar dinleyin diyorsunuz ? Ne kadarını dinlemek yeterli veya hangilerini dinlemek yararlı olur ? Sonra CD lere geçin diyorsunuz, tabi DVD leri bitiripte tek parça kalan tek tük kişi olursa geçeçektir. Her bir uygulama kaç gün yapılmalı, bunu belirtmek gerekmezmi ? Mesela bir gün yeterli mi ? Bu kadar muğlak bir sistem olur mu ?Dediğim gibi ilk başta, Nil Avunduk isimli video ile anlattıklarınızdan sisteminiz ” çok sağlam” bir sistem olmalı dedim. Ancak “Nasıl başlarım”ın sonunda böyle muğlak bir açıklama yapan birinin sisteminden de hayır çıkmaz heralde dedim.
Bunlar benim içimden geçenler. Neden basitleştir miyorsunuz ? DVD CD leri almak gerek li mi ?
CEVAP:
DVD ve CD’leri almak gerekli değil, zaten gerekli olmamasını sağlamak için bütün çalışma tekniğini ve sistemini internette hiçbir bedel karşılığı olmayacak şekilde tam açıklığı ile anlattım. Ben size basit bir yönlendirme ile tarif edeyim:
Sitedeki ÇALIŞMA ODASI’nı açın. Oradaki “Nasıl çalışabilirim?” yazımı kendinize öğretmek adına çok dikkatli okuyun. O yazının sonunda çalışmanın nasıl yapılacağını anlamış olacaksınız. Bunu okurken bugüne kadar kullanmış olduğunuz ve uyguladığınız tüm teknikleri bırakarak okuyun. O zaman anlatımımın son derece basit ve kolay olduğunu göreceksiniz. Ve orada tarif edildiği gibi çocukluğunuzdan bugüne kadar olan günlerinizi sevgiye dönüştürebilmeniz için o sahnelere girdiğiniz zaman nasıl çalışacağınızı ve olayları nasıl dönüştüreceğinizi anlatan aynı sayfada altı tane konuyu işaret eden tek tek sayfalar var. Bunlardan Aynalar sayfasına girip orada “Bir ayna nasıl bulunur?”u tam anlayarak yine kendinize öğretin. Sonra peki ben aynaları anladım ama altındaki korkuları nasıl temizleyeceğim dediğiniz zaman korkular sayfasını açmış olacaksınız. O sayfada da korkuların nasıl bulunduğu anlatılıyor, bunu iyice öğrendiğiniz zaman çocukluğunuzdan bugüne kadar sevgiye dönüştüreceğiniz günlerin iki ana hattı ortaya çıkmış olacak. Yani o günlerinizde önce aynalarınızı ve altındaki korkularınızı tespit etmiş olacaksınız. Ya da bazen de aynalıklar değil aynı sahnelerde sadece korkularınızı yaşamış olabilirsiniz. Kendinize o sahnelerde korkularınızı çalıştırdığınızda o sahne kendiliğinden döner. Affetme ve üstben sayfasını okuduğunuz zaman zaten içinizde onları tanıyan enerjiniz size sizinle birlikte yol aldırmaya başlayacak. Bilinçaltı ve bağımlılık sayfasını incelediğiniz zaman da çok eğlenceli bir çalışma başlar. Sizin hergün kendi kendinize olumsuz bilinçaltlarınızı ve “onsuz olamam” dediklerinizi bulmak için kendinize nasıl soru soracağınız, olumsuz bilinçaltlarını bulduğunuz zaman nasıl olumluya dönüştüreceğiniz ve bağımlılıklarınızı nasıl bırakacağınız yazı halinde anlatılmıştır. Ben bu siteyi yaparken özellikle yazdığım tüm yazılarda “Yaptığım tüm çalışmaları kendimde nasıl uyguladığımı bütün detayı ile açık açık yazabildim mi?” diye hep baktım ve inceledim. Sonunda şu kanaata gelmiştim ben eğer kendi olumsuz yaşadıklarımdan tamamen tükendiğim sırada elime böyle bir site geçse ve bugüne kadar uyguladığım yöntemlerden yüzeysel fayda görüp de tam faydayı görememişsem kendim için o zaman şöyle bir karar verirdim; “Ben kendim için bu sitede yazan her şeyi harfiyen uygulayacağım bakalım fayda görecek miyim? eğer görecek olursam o zaman dedikleri gibi belki DVD’lerden birini alırım. Hatta tahmin ediyorum ki almama da hiç gerek kalmaz.” Sitede “Nasıl Başlarım?” bölümünde “Siteyi gezip eğer karar verdiyseniz..” cümlesini bunun için söylemiştim. Orada olan 16 adet DVD imde üç yıl içinde vermiş olduğum 100 tane seminerim var. Bu seminerlerde binlerce soru ve binlerce cevap var. Sizin aklınızdan geçebilecek tüm soruların cevapları olduğunu düşündüğüm için önermiştim. Böyle sorulara ve cevaplara ihtiyacınız yoksa DVD almanıza gerek yok. Konularla ilgili CD lere gelince; her konunun kendi sayfasında siteden okuyup uygulamasını ögrendiğiniz için CD lere de ihtiyacınız yok.
Bence siz bugün hiç bir şey almadan sadece yazıları okuyup oradakileri kendinize tatbik ettiğinizde, kendi değişiminizi başlatacaksız.
Yolunuz açık olsun
İyi çalışmalar
Nil Avunduk
Tarih: 29 Kasım 2010
SORU: NETLEŞME İHTİYACI
Hocam merhaba,
Karıştığım bir konuda yardımınızı rica ediyorum. Siz hep günlük olaylardan yola çıkın dersiniz ve bizi çalışmaların basit olması gerektiği konusunda uyarırsınız. En azından benim anladığım bu idi. 24 Kasım tarihli bir soruya verdiğiniz yanıt çok güzeldi. Orada, “Sana direkt tavsiyem otopark konuları ile oyalanmadan annen ile olan bütün olumsuz enerjileri bitirdiğin zaman tüm otoparklar senin önünde açılmış olur. İşte şu anda ben bu cevabımla sizin benim ögrettiğim çalışmaları yapıyormuş gibi davranıp asıl konularınızdan kaçarak kendinizi nasıl oyaladığınızı ikaz etmek istedim.” diyorsunuz.
Bu ikisini nasıl ayırt edebilirim? Bununla ilgili benim neyi çalışmamı önerirsiniz? Kendimde kaçtığım bir enerjiyi farkettiyseniz bana söyler misiniz? Bana söylemek istediğiniz herşeyi duymaya hazırım? Şimdiden çok teşekkürler.
Sevgiler, Hocam
CEVAP:
10 yıldır verdiğim seminerler süresince size anlattığım ve olayların dilini çözebilirsiniz diye tarif ettiğim herşeyin egolarınız tarafından zaman içinde şekillendirildiğini fark ettim. Bu şekillendirme tekrar size ikinci bir oyun olarak geri dönüyordu. Yani ben bazı anlatımlarımda “Günlük olaylarda takıldığınız yerlerde fark edip oralardan çalışmalara girin.” dedikçe egonuz sizi hep oralara çekmeye başladı ve çevrenizde gereksiz sahneler oluşmasına sebep oldu. Bazen tabelalarda üstben olduğunu zannettiğiniz egodan cevap aldınız ve bunu da üstben cevabı diye oyuna çevirdiniz. Ben bununla ilgili bir yazımı yeni bir “T” ile ana sayfadaki haberlerde size ikaz için yazdım.
Eğer egonla oyun oynamayı bıraktıysan, gerçekten adım adım her saniye içini temizlemekten başka bir fikir bile hiç aklına gelmiyorsa evet bir otopark sorunu sana çalışacağın yerin kapısını açabilir. Eğer böyle değilse ve sen sokakta gördüğün herşeyi çalıştığın halde sende ve hayatında hiçbir değişim yaratamadıysan gerçekten otopark oyunundasın demektir.
İyi çalışmalar
Yolun açık olsun
Nil Avunduk
Tarih: 25 Kasım 2010
SORU: OTOPARK
Merhaba Hocam,
Çözemediğim bir konu için yönlendirmenizi rica edeceğim. Gündüz İspark’a ait olan yerlerde, geceleri türeyip arabana bakacağım diye para isteyen adamlar var. Bunlar bana çok az denk gelmesine rağmen, ben bunlara zaten çok sinir oluyordum. Fakat sonuncusu “Bekle! Paranın üstünü getireceğim.” deyip geri dönmedi. O zaman çalışılacak bir şey olduğu aklıma geldi.
Tarif olarak: Hakkı olmayan yerden para alıyor, Zorla vermek istemesem de istemeden benden para istiyorlar. Orası devletin, kendininmiş gibi, kendisine ait olmayan yeri kiralıyor. Birde sanki tehditvari bir havaları var. Parayı vermezsen arabana zarar verecekler.
Bana hissettirdiği korkuyu mu, para vermezsem ne oluru mu yoksa yaptığı haraketin aynalığını mı çalışmalıyım? Bunu nasıl ayırt edeceğim hocam? Aynalık olarak bulabildiğim bir şey yok. Size soruyu sorarken şu anda hissettiğim “Parayı tehtid olarak kullandığım yerlere bakmak.” doğru bir yönlendirme mi ? Genelde güzel çalışıp, bazen de böyle basit görünen konularda takılıyorum.
Cevabınızı bekliyorum
Sevgiyle kalın.
CEVAP:
Sana direk tavsiyem otopark konuları ile oyalanmadan annen ile olan bütün olumsuz enerjileri bitirdiğin zaman tüm otoparklar senin önünde açılmış olur.
İşte şu anda ben bu cevabımla sizin benim öğrettiğim çalışmaları yapıyormuş gibi davranıp asıl konularınızdan kaçarak kendinizi nasıl oyaladığınızı ikaz etmek istedim.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 25 Kasım 2010
SORU1: KORKULARIN TEMİZLENMESİ
Sevgili Nil Hanım;
Sizin sisteminizle korkularımı temizlemeye başlayacağım ancak o kadar çoklar ki, bu konuyu düsündüğümde ardarda bir çok korkum aklıma geliyor. Bazıları içiçe geçmiş, bazıları birbiriyle bağlantılı.. Kafam çok karıştı, nereden baslayacağım, hangisini nasıl takip edip nasıl tamamen iyileştiğini anlayacağım bilemedim. Sizin yaptığınız korkular listesinin belki yarısından çoğu bende var. Beni baslangıç için yönlendirirseniz çok sevinirim. Sevgiler
CEVAP1:
Bu kadar çok korkunuz olduğunu bilemezsiniz. Benim çalışma sistemimde hangi korkunuzun olduğunu bilebilmeniz için; günlük hayatınızda yolunuzu kapatan olayların sebebini sora sora kendi içinizdeki korkuya ulaşırsınız. Siz daha bunu yapmadan bir başkasının listesi ile yola çıkarsanız bu sizin listeniz olmaz. Günlük hayatınızda yaşadığınız olayın altındaki korkuyu bulduktan sonra “Ben bu korkumu çocukluğumdan bu yana hangi olaylarda yaşamıştım?” diye soraranız, o günleri de sizin gözünüzün önüne geliş sırasına göre temizleyebilirsiniz. Böylece çalışmanın ne kadar kolay ve basit olduğunu anlayabilirsiniz. Yani çalışmanın en büyük özelliği kendi kulvarında kendi kulaçlarınla ilerlemendir. Hiçbir liste ve bir başkasının yaşadıkları senin doğrun değildir. Şimdi çalışmalarınızı bu gözle ilerletin. Özellikle internet sitesinde çalışma odasında tek tek anlattığım konulu seminerleri kendinize ders çalıştırır gibi çalıştıra çalıştıra ve kendinizi yeni öğrenen bir bebek gibi saygı ve sevgi göstererek büyütün.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar
Yolunuz açık olsun
Nil Avunduk
SORU2:
Siz bu maili yazdığınız saatlerde bugün ilk olumsuz olayımı yaşadım. 15 gün beni çalıştırıp benimle ilgisi olmayan bir konuda işime son veren patronum, çalıştığım günlerin parasını ödeyeceğine söz vermiş olmasına rağmen kaç gündür beni oyalıyor. Üstelik yalan söylüyor, sahtekarlık yapıyor. Bugün en sonunda sinirlendim ve çıkıştım. Bütün gün kendime sorup durdum, ben kimi böyle yüzüstü bıraktım, emeğinin karşılığını vermeyip böyle yalan söylediğim biri oldu mu diye. Hiçbir cevap alamadım, hiç görüntü göremedim. Belki yalnız kalamadım diye akşam evde meditatif halde bekledim, yine bişey yok… Daha ilk denememde acaba yanlış birşey mi yaptım? Ayrıca kişilik olarak da bırakın bu şekilde hak yemeyi, başkalarına hayır diyemeyen, başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğunun önünde gören, ezik biriydim çocukluğum boyunca. Bu adam benim neyimi aynalıyor olabilir? Ve niye hiçbir cevap alamıyorum yüksek benliğimden? Yardımlarınız için çok teşekkürler hocam…
CEVAP2:
Oradaki aynalığın sahtekarlık kelimesi. Sahtekarlıktan yola çıkarak bulabilirsin. Sahtekarlık çok çeşitlidir, daha geniş bakmanı tavsiye ederim.
Ayrıca benim kullanmadığım ve bilmediğim tarifler yapıyorsun. Bunlardan bir kısmı “medidatif halde bekledim, üstbenliğim ve aynalamak.” Bu üç kelime de tarz da bana ait değil. Büyük ihtimal gittiğin başka çalışmalarda uyguladığın sistemleri bendeki bazı kelimelerle birleştirerek kendin için bir harman yapmışsın. Önce sana daha faydalı olabilmesi için daha evvel yaptığın bütün çalışmaları tek tek gözünün önünden geçir, her bir tekniğin sana ne kazandırdığını bul. Eğer hiçbir şey kazandırmadıysa “Niye hala bu teknikleri sırtımda taşıyarak bu sistemin içine yerleştirmeye çalışıyorum ve kendime yeni bir adaptasyon yapıyorum? Buna ne gerek var?” diye bak. Sonra da eğer o çalışmaların hiç işine yaramadığına inanıyorsan hepsine duyduğun inancı bırakarak benim öğrettiğim çalışmayı daha boş bir zihinle oku, o zaman kendin kendini daha sağlıklı çalıştırabilirsin.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 24 Kasım 2010
SORU:
Nil Hanım,
Çıkmazdayım! Sisteminiz ile ilgili karar aşamasındayım! Özür dileyerek söylüyorum hakkımda ne düşünürsünüz bilmem ama… hala emin değilim! Tereddütlerim var! Sizden rica ediyorum sorumu yanıtlayın ya da izin verin sizi telefonla arayayım birebir konuşalım!
Sizinle daha önce e-posta ortamında paylaştığım ve dün de telefonda anlatmaya çalıştığım fakat sonradan düşününce aslında tam doğru ifade edemediğimi düşündüğüm konu “Çalışırken hata yapmak ve hatamın bulunması” demiştim aslında benim takıldığım; hata yapmam değil! “Niye hata yapıyorum?”u sorgulamıyorum ben! Sürekli hatalar yapan ve bunu kendine dert eden biri olarak yanlış ifade ettiğimi düşünüyorum kendimi! Başarılı biriyim. Tercih edilen bir personelim… Okul hayatım da öyleydi … iyi bir üniversiten mezun oldum … Verilen işi iyi yapmaya çalışıyorum… ama yaptığım işin eleştirilmesi… benim hatam olsun yada olmasın düzeltilmesi, müdahale edilmesi beni rahatsız ediyor! Yaptığım iş geri dönmemeli! Aslında düşününce olabilir diyorum; tercih meselesidir… o patrondur..beğenmeyebilir… değişiklik yapabilir… inisiyatif onda diyorum! empati yapıyorum ..anlamaya çalışıyorum….ama moralimin bozulmasına da engel olamıyorum ….Benim sorunum bu Nil hanım… Bende tüm bunlardan; peki ben nerede başkalarının yaptığını düzelttim/düzeltiyorum diye sordum.. geçmişte bende yöneticilik yaptığım zamanlarda benzer şeyleri çok sık yaptığımı hatırladım… O anlarımı çalıştım… kendimi gösterme…beğendirme …o kişiden daha iyi olduğumu gösterme vs. duygularla yaptığımı bulup yada bulduğumu zannedip; başarısızlık, yetersizlik, değersizlik, beğenilmeme, suçlanma korkularımı dönüştürdüm… Ve daha önce size yazdığım gibi başarılı olduğumu ve sisteminizin çalıştığını inandım… bir süredir yaptığım çalışmalar beğenildi… geri dönmedi aynen onaylandı…. Her şey yolunda… ne güzel.. içsel temizliğe devam derken… bu sabah patronumdan “küt” diye bir telefon ve yapmış olduğum bir iş ile ilgili değişiklik, düzeltme yaptığını söylemesi (-bunu da gayet nazik ve rencide etmeden söylemesine rağmen) eyvah dedim başa mı döndüm?
Bu sistemin kurucusu olan siz! Korkuların bulunması konusunda öngörüleri ve özel yetenekleri olduğuna inandığım siz ! lütfen bulunduğum yeri bana tarif eder misiniz? Çalıştığım korkular yanlış mıydı? Yoksa eksik miydi? Ya da yukarıda korku olarak nitelendirdiğim hisleri ben mi çok abartıyorum? İçsel temizlik sisteminize hiç tereddütsüz inanma isteği ve uygulama konusundaki samimiyetime lütfen inanmanızı istiyorum.
Saygılarımla,
CEVAP:
İlk denemelerinizde benim öğrettiğim bu sistemin çok güzel karşılığını aldığınızı ve güzel çalıştığınızı söylüyorsunuz. İşte kendiniz için hiç bırakmayacağınız mucizeleriniz o yaşadığınız örneklerinizde var. Ben yıllar evvel benim için çok önemli olan suçlanma korkumu fark edip çalıştıktan sonra beni 40 yıl her gün suçlayan ailemden bir kişinin benim yanımdan beni suçlamadan geçmesiyle ilk mucizemi yaşamıştım. O gün ilk defa çok kesin bir karar ile “Bu sistem yürüyor ve doğru.” dedim. Ve bugün bunu dediğim günden 15 yıl geçmiş durumda halen aynı şeyi söylüyorum. Onbeş yıl içinde diğer korkularımı ve bütün olumsuz günlerimi dönüştürürken çok acı çektiğim günler ve saatler olduğunda dahi bir kere bile “Acaba yanıldım mı bu sistem yürümüyor mu?” demedim. Şimdi size tavsiyem kendinize bir gün inanıp bir gün inanmama oyunu oynatmayın ya inanın ya inanmayın ama birinden birini tam yapın. Hangisini yaparsanız da sizin için güzel. Bu noktada benim sizi ikna etme gibi bir durumum yok. Çünkü ben 10 yıldır verdiğim tüm seminerlerde de söylediğim gibi “Ben sizi ikna etmeye gelmedim ve hiçbir zamanda etmeyeceğim. Ben sadece kendi içsel temizliğimi hangi yöntemle yaptığımı size anlatıyorum.”
Eğer sizin gerçekten ihtiyacınız varsa şimdi kendi seçiminizi kendiniz yapıp kendinizi kendiniz çalıştıracaksınız.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolunuz açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 22 Kasım 2010
SORU: YARATIM
Nil hanım,
Her şey “anda” oluşuyorsa… olacak ile geleceği bizler yaratıyorsak… yazılı ve çizili bir “kader” anlayışı yok ise;
kişilerin isteklerini ve yaratımlarını, tüm oluşumları düzenleyen ve benim bir anlamda “kader” olarak isimlendirdiğim “yönetici güç” (bir dış güç) yok ise;
kişiler isteyebilir fakat oluşumlarda Alllahın isteği ve takdiri vs. hiçbir faktör mevcut değil ise;
sadece kişilerin korkuları.. bilinçaltı kayıtları vs. göre oluşan bir sistemde, isteklerin ve yaratımların çakışması ve sonucunda oluşan kargaşa.. karmaşa yok mudur?
Mesela aynı zaman ve mekanda yaşayan “işe geç kalma korkusu” na sahip bir kişinin yarattığı trafik sıkışıklığı ile tam tersi öyle bir korkuya sahip olmayan birinin işe geç kalmaması için yaratımını beklediğimiz rahat bir trafik ortamı! Bunu nasıl açıklarsınız? O anda orada olacaklar sadece 2 değil yüzlerce kişi de olabilir… her birinin kendi korkuları… istekleri vs. Ve o an ve mekandaki yaratımlarının çakışması meselesi ?
Teşekkür ederim…
CEVAP:
Aşağıdaki yazından “Bir ortamda farklı bilinçaltları ve korkular olduğu zaman yaratımlar çakışmayacak mı?” diye sorduğunu anladım. Hayır, yaratımlar çakışmaz. Evrenin düzeninde değişen insan enerjisi çakışan ortamdan uzaklaşır ve değiştiği için evrenin düzeninde kendi değişimine göre yol alır. Bunu geniş bir alanda dağılmış bilyalar gibi düşünebilirsin. Değişmiş bir bilya sıkışmış bilyaların içinden ufak değmelerle kendi alanında kendisi için açılmış yolu fark ederek oraya doğru akar. Ve böylece sıkışan yerde takılıp kalmaz.
Bunu bir dünyasal örnekle şöyle tarif edebilirim: Her zaman trafiğin sıkıştığı saatlerde oradan o saat geçme mecburiyetin senin enerjin değiştikçe kendiliğinden kalkar. Mesela o saatte senin için hoş geçecek bir toplantı saati organize olur veya yetişeceğin uçak saatleri o saate denk gelmez. Bu örneği farklı şekillerde çeşitlendirebilirsin.
Yani olumsuz ortamların içinde olman gerekmiyorsa ve senin iç enerjin oraya uygun değilse aynı saatte sen farklı bir yerde bulunursun. Buradan da anlaşılacağı gibi evrende senin önüne deneyimlerini getiren bir düzen var ancak bu deneyimlerin içinde olup olmayacağını senin değişimin belirler. Sen değiştikçe bunu da dışarıya iç enerjin yansıtır. “Herkes sadece kendi korkuları ve bilinçaltları ile yaratım yapıyor.” söylemimde “Herkes evrende kendi için var olan yaratımla kendi içsel enerjisinin izin verdiği kadar buluşabiliyor.” demek istedim.
Bir örnek daha vereyim. Okulda kaldığımız derslerden eve özel eğitim için hoca getirirdik. Mesela Kimya’dan kaldıysak Kimya dersi alırdık. Sınava girip Kimya dersinden geçtiğimiz zaman o hoca da bir daha bize gelmezdi. Bu örneği bu şekilde çoğaltabilirsin.
Bu anlatımımı daha iyi içselleştirebilmen için üç yıldır verdiğim seminerlerimin bulunduğu 16 adet DVD’mi alıp bugüne kadar sorulmuş bütün sorulara verdiğim cevaplardan senin içindeki soruların cevaplarını bulabilirsin. Bütün sorular bugüne kadar soruldu ve ben hepsini cevapladım. Sana tavsiyem o DVD’lerdeki seminerleri her gün evinde çok rahat bir ortamda seyredip kendi sorularına netlik kazandırmandır.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun
Nil Avunduk
Tarih: 10 Kasım 2010
SORU: SUÇ ve CEZA
Sevgili Nil Hanım,
Size bir soru sormak istiyorum. Web sitenizi sürekli okuyorum ancak soru-cevap bölümünde bence önemli olan bir konu ele alınmamış. Onu cevaplamanızı sizden rica edebilir miyim?
Suç ve Ceza nedir? Üstbenim bana sürekli “Suç yoktur, ceza yoktur. Herkes ve herşey sevgi.” diye olumlama veriyor. Ben de o olumlamaları tekrarlıyorum. Ama bu konuyu daha açabilir misiniz lütfen?
Çok teşekkür ederim. Herşey için….
Sevgilerimle,
CEVAP:
Sana suç ve ceza anlatımını aşağıdaki şema üzerinden anlatmak istiyorum. 
Bu “AN” şemasıdır. Yaşamımız içinde ilerlerken her an yeni bir an vardır. Her an anında şemada da gördüğün gibi yüzlerce yol açılabilir. O an sana gelen bir sorunun, teklifin veya senin içinden çıkan bir isteğin seçimini içsel korkularına veya bilinçaltındaki kayıtlarına göre yaparsın. İşte özgür irade dediğimiz nokta o an başlar. Aslında özgür irade gibi gözüken senin korkularının iradesidir. Hangi korkun hangi korkundan büyük ise onun seçtiği yola girersin. Bu seçim anı bazen evde otururken bir arkadaşının dışarıda bir yemek teklifi de olabilir, bazen bir sinema teklifi de olabilir ya da hayatının değişim anlarının büyük kararlarını vereceğin anda olabilir. Hepsi aynı tarif içinde yer alır. Evren için büyük seçim küçük seçim yoktur. Küçük bir seçimin yapacağı bir etki ile büyük bir seçimin yapacağı etki evren için aynıdır. Çünkü senin küçük bir seçim gibi gördüğün yemek davetine “evet” demenle belki o yemek masasının arka masasında seni evliliğe götürecek birisi ile karşılaşırsın. O seçim artık senin için doğru mu yanlış mı denmez. Çünkü bazı korkularının sesini duyarak yemeğe gitmişsindir. Yani an tablosunda gördüğün gibi hangi an neye “evet” dedinse bir nevi o yolun başına gidip ilk adımı atmışsın demektir ve yavaş yavaş o yolda ilerliyorsundur. İşte bütün hikaye oradan sonra başlar. Artık o yola girmişsindir ve fark edip çıkabilme enerjin o an müsait değilse yolun sonunu görmek zorundasındır. Ve her korku ile seçtiğimiz yolun sonu da korku ile biteceği için insanların zihninde bu sahne suç ve ceza olarak gözükür. Halbuki bunun evrensel tarifi “Başında seçtiğim yolun sonu buymuş ve yol beni buraya getirdi.” olmalıdır. Bu anlatımımdan da anlamalısın ki suç ve ceza yok seçimler ve seçimlerin sonuçları var.
İşte korkularla girdiğin bir yolun sonunda “Ben yanlış bir adım attım.” dediğin an o yolun ve kendi çıkışını başlattığın andır. Bir kişi içsel temizliğini yaptıkça yani içindeki korkuların adeti ve dozları azaldıkça anlardaki seçim yollarının adetleri azalır. Korkularının enerji gücü içinde düştükçe girdiğin yolları artık bilmeden değil korkunun dozunu bilerek “hayır” diyemediğin için girersin. Bu çalışma devam ettiği sürece bir daha ki yeni anda artık o kapıya gelip durmayı bilirsin. Bir zaman sonra korkuların tamamen bittiğinde önünde sadece bir yol açılır. Aslında o yol hep açıktır ama o güne kadar hiç görmemişsindir.
Sevgilerimle,
Yolun açık olsun,
İyi çalışmalar,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: KIZIM
Merhabalar Nil Hanım,
Çalışmalarınızı CD, kitaplar ve siteden takip ediyor ve uyguluyorum. Hayatımda ciddi değişiklikler de oldu. Ancak 2,5 yaşındaki kızımla ilgili problemleri bir türlü çözemiyorum. Yemek yemek istemiyor, uyumak istemiyor, ne söylersem tam tersini yapıyor. Artık çok yoruldum. Çocukluğumda anneme karşı geldiğim anları temizledim, başkalarına inat yaptığım sahneleri buldum temizledim. Ama galiba bir şeyleri yanlış yapıyorum ki kızımda hiç değişme yok. Her yemek saati kabus gibi. Bıraktım 45 gün süt ve su ile yaşadı. Yani başka bir şey istemedi. Yanlış yerleri mi temizliyorum? Yönlendirmenize ihtiyacım var.
Sevgiler,
CEVAP:
Senin “Her şeyin doğrusunu ben bilirim.” diye bir zihnin var. Bu zihnin bugüne kadar hayatın içinde bazen işe yarayarak bazen de yaramadığını fark ettirerek seni bugün tıkandığın yere kadar getirmiş. Ve karşına da şu anda kızını çıkarak bunu çözmeden ve dönüştürmeden sana geçit vermeyecek. İşte bu noktada diyeceksin ki, “Her şeyin doğrusunu zaten herkes kendisi için bilir.” Bunu tam yüreğinden hissederek diyebildiğin anda ve tabii ki çocuğuna da bakarak çocuğunun da bunu yapabildiğine inandığın anda o çocuk kendi doğrusunu sana söyleyecek. Yani senin karışmadığın bir anda ona karışsaydın ne yedirecektiysen ve o karışman doğruyduysa, o çocuk gelip senden onu isteyecek. Eğer karıştığın yemek onun doğrusu değilse senin bile aklına gelmeyecek ve gerçekten kendi doğrusu olan yemeği söyleyecek. Ve böylece anlayacaksın ki herkes kendisi için doğruyu zaten kendisi bilir.
Tabii ki yukarıda bahsettiğim bu inanca gelene kadar benim altı aşamalı anlattığım Aynalar, Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben ve Bilinçaltı yöntemlerini kullanarak içindeki tüm olumsuz kayıtları ve bunların altındaki korkuları bulup dönüştürmen gerekir. Aksi taktirde her şey yüzeysel olur ve kendini çalışmış gibi kandırırsın. Enerjilerini dönüştürmeden attığın adımlar seni sonunda korkularına götürür.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: DOĞRU BİR ENERJİ Mİ?
Sevgili Nil hoca yada baska bir hoca,
Elimdeki fazla bir parayla bir mülk alıp kar amacıyla satmak doğru bir enerji midir?
CEVAP:
Sevdiğin ve istediğin her neyse onu yapman doğru enerjidir.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: İLETİŞİM
Hocam merhabalar,
Park kapandıktan sonra sizin sohbet yaptığınız veya hocalarla konuşabileceğimiz yeni bir mekân oluştu mu?
Tesekkürler.
CEVAP:
Ben on yıldır verdiğim seminerlerde herkese içsel temizliğini birebir kendisinin yapabileceğini öğretiyorum. Çünkü bu bir yaşam şeklidir ve bir insan ömrü boyunca bu sistemi kullanarak hayatını sürdürmelidir. Bunu öğretirken en önemli nokta herkesin çalışmalarında tek bir birey olduğu ve kendine has alışkanlıklarını, korkularını, bilinçaltı kayıtlarını kendinin bulabilip kendinin dönüştürebileceğidir. Zaten de Park bunun için kapandı. Sizler Park’ı kendi içinizde yol alırken takıldığınız yerleri o an itibariyle fark edip dönüştürüp tekrar düz yola çıkabileceğiniz bir yer olarak kullanabilmeyi beceremediniz. Ve Park kapanarak hepinize üç yıl içinde yaptığı hizmetin on misli büyük bir hizmet yaptı. Sizleri kendinizle baş başa bıraktı. Çünkü benim öğrettiğim içsel temizlik sistemi sizi kendinizle baş başa kendi içinizi temizlemeye götürür. Yani çalışma şekli bir duşta tek başınalıktır. Sizin arzu ettiğiniz gibi toplu yıkanma hamam şekli değildir.
Bu anlatımımdan sonra hala sohbete ihtiyacın olduğunu zannederek böyle bir ortam arar mısın yoksa altı tane konuyu içeren Aynalar, Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben, Bilinçaltı çalışma tekniğini hayatın bütün geneline uygulayarak kendine kaliteli bir hayat mı yaratırsın?
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: İMDAT?
Merhaba,
İçimdeki yolculuğa Park kapandıktan sonra başladım. Kitaplar ve CD’ler kendim ile çalışmamda yardımcı, yol gösterici oldu. Hatta bir dönem gerçekten pembeleşmeye başladım. Deneyim sağnağı başladı ve ben gördüm ki aslında başladığım noktadan çokta farklı bir yerde değilim. İçimdeki yolculuk kitaplarını okumak için zaman zaman açlık çekiyorum. Okudukça toparlanıyorum. Ancak bu deneyim içerisindeyken gerçekleşmiyor. Korkular içimi doldurmak için fırsat kolluyor. Bilinçle dönüştürmeye çalışıyorum.Tekrar,tekrar. Bir yerlerde çuvallıyor muyum? Yanlış noktalarda mıyım?
CEVAP:
Benim çalışma tekniğimi öğreten altı tane konuyu içeren Aynalar, Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben, Bilinçaltı seminerlerinin olduğu CD’ler henüz elinde değilse en kısa zamanda internetten sipariş edip almanı tavsiye ederim. Eğer elindeyse o CD’lerin başına geçip önce Aynalar olmak üzere elinde kalem kâğıtla “Gerçekten şimdi bu seminerde ne anlatıyorsa bunu anlayıp kendimde bulup kendimde dönüştürmeye kararlıyım.” şeklinde çalışarak çok güzel yol alırsın. O CD’lerin belki yüzlerce kere karşısına geçip çalışmalısın. Çünkü o CD’ler bir kere dinlenecek CD’ler değil. O CD’ler gerçek anlamda bir kişiyi çalıştırdığı için her gün ki problemin için seni tekrar çalıştıracak CD’lerdir. Ayrıca Salı Değişim Dönüşüm seminerlerimin bulunduğu DVD’lerimin hepsini almanı ve her gün kendine içinden bir seminer seçerek dinlemeni tavsiye ederim. Her gün iki saat dinleyeceğin bir seminer seni o gün sıkıştıran konunun cevabı olacaktır ve içinden seni sıkıştıran bütün soruların cevaplarını o seminerde bulacaksın. Böylece de bu DVD ve CD’leri doğru kullanarak kendini kendi evinde çalıştırmanın keyfini alacaksın.
Sevgilerimle,
İyi yolculuklar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: ÇALIŞAMIYORUM?
Yaklaşık 8 ay öncesine kadar harika bir şekilde çalışıyoryordum. Günde 1.5 saat, sabah akşam, keyifle. Çok güzel sahneleri dönüştürüyor, hayatımda da ona orantılı huzuru yakalıyordum. Sonra ne olduysa, çalışamaz oldum. Gözlerimi kapadığımda artık gözümün önüne hiçbir şey gelmez oldu. Sonra Türkiye’ye taşındım. Biraz toparladı çalışmalarım derken, hiç ama hiç çalışamaz oldum ve sağlığım da feci şekilde kötülemeye başladı. Nedir bu şimdi? Bu kadar niyetli, bu yola baş koymuşken, bu oyundan çıkmaya niyet etmişken, elimdeki tek yöntem olan içini temizlemeyi de yapamaz hale nasıl geldim ki ben?
CEVAP:
“Sekiz ay evvele kadar çok iyi çalışıyordum.” diyorsun, o tarihlere rastlayan ne olay yaşadın? Bu çalışmalarla ne elde edeceğini zannediyordun da elde edemedin? Ya da kim bu çalışmalar aleyhinde ne söyledi ve sende fark etmeden içsel olarak inandın? Dışsal olarak reddetmiş olabilirsin ama içsel olarak inandığın ortaya çıkıyor. Bu üç sorumu da değerlendirerek nedenini bulursun.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 01 Kasım 2010
SORU: SORUMLULUKLAR
Merhabalar Nil Hanım,
Çocuklar bizim en yakın aynalarımızsa ki öyle, kızlarım beni çıldırtma sınırına kadar getirdiler. Sabahları okula ben götürüyorum ve okulları farklı ve birinin ki çok uzak. Servis olmadığından böyle bir formül geliştirdik. Benim kızlarım uyandırmazsam uyanmıyorlar, geç saatte yatıyorlar. Biliyorum hepsi benim. Fakat bunları bilmememe rağmen öfkeme yeniliyorum. Dönüstüremediğim için mi etkileniyorum. Seminerleriniz, mp3lerinizi uyanık uykuda dinliyorum ve seyrediyorum. Her gece dinlediklerimi anlama ve uygulama niyetiyle kulağımda sesiniz uykuya dalıyorum. Çok güzel olaylar oldu çok sıkıldığımda. Kızlarımla ilgili kendimde ne dönüştürmeliyim? İşlerim durma noktasına geldi. Korkularımı bulmam gerekmiyor artık etrafımda halay çekiyorlar.. Özel çalışma hala yapmıyor musunuz? Önerilerinizi heyecanla bekliyorum.
Sevgilerimle,
CEVAP:
Bana bu bahsettiğin sorununda ayna çalışması yapılmaz. Çünkü aynalık çalışması yapılacak hiçbir ortam yok. Sorununu çözmek için sana şu soruları sorarım: O çocuklar okullarına kendilerini kendileri mi yazdırdılar ve her sabah annemiz bizi okula götürecek mi dediler? Sen kendine böyle bir ortamı hangi korkularınla hazırladın? Her sabah kendine bu ortamı niye yarattın? Sen sabah kendine yarattığın bu ortamın altındaki korkularını bulup bunları dönüştürmeden bu durum değişmez. Şimdi ben sana soruyorum: “Hangi aynalığı bularak bu sorun çözülür? Sen kendini çalıştırma yaptırdığını düşündüğün pozisyona sokmuşsun. Senin şu ana kadar hiç doğru çalışma yapmadığını anladım. Aynalar çalışmasını tamamen yanlış anlamışsın. Sana tavsiyem Aynalar CD’sini alıp karşısına kalem kağıtla geçip gerçekten aynaların nasıl bulunduğunu anlaman. Bu aynalıkların nasıl dönüştürüldüğünü bulman için de Korkular CD’sini izlemen ve gerçekten kendinde bu korkuları bulup dönüştürmendir. Şu ana kadar benim çıkan 16 adet Salı Değişim Dönüşüm Seminerlerimi ve Konulu seminerleri içeren CD ve DVD’lerimi almadıysan onları alıp bu sefer gerçekten kendini ciddi bir çalışma ritmine sokmanı tavsiye ederim.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: BENİ EN SİNİR EDEN KİŞİ?
Merhaba,
Ben içimdeki yolculuğa başlamak istiyorum. Beni en sinir eden kişiyi “Anlatacağı konuyu gereksiz yere çok uzatması ve olur olmaz herseye gülmesi” şeklinde tanımlıyorum. Kendime ben bunu nerede ve kime yaptığım sorusunu sordum ancak yanıtı yok. Hiç kimseye böyle davranmadığımı düşünüyorum. Nasıl ilerlemeliyim?
Teşekkürler.
CEVAP:
“Anlatacağı konuyu gereksiz yere çok uzatması ve olur olmaz herseye gülmesi” demişsin, o bu hareketi yaptığında sana ne olduğunu bulacaksın ve “Bana şunlar oluyor.” diye bir liste çıkaracaksın. Bu listenin bir kısmı aynalık bir kısmı da senin korkularına basıyor olabilir. Korkularına basan bölümü çocukluğundan bugüne kadar o korkuyu yaşadığın bütün sahnelerde kendine o korkuları çalıştırarak bitireceksin. Yani o sahneler değiştikçe senin korkuların bitecek. Aynalar olan listede de sen o hareketi başkasına neden yaptığının sebebini bulup onları yapmaz hale geldikçe değişecek. Bu çalışmayı doğru yapabilmen için de www.icimdekiyolculuk.com.tr sitesinde Mağaza sayfasından altı adet çalışma tekniğini anlatan Aynalar, Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben, Bilinçaltı seminerlerimin CD’lerini sipariş edebilirsin. Aynalar CD’sinden başlayarak elinde kalem kağıtla kendini doğru çalıştırmayı öğrenmelisin. Sonra bu çalışma tekniklerini yukarıda bahsettiğim konuları çalışırken doğru bir şekilde kullanmalısın. Özellikle Aynalar yüzeysel çalışılacak basit bir konu değildir. Daha önem vererek tanımlarını daha derinlerden bulmaya dikkat et. Çünkü biz insanlar yaşam içinde esas halimizi örten sahte hüviyetler ile dolaşıyoruz. Bu seni yanıltmasın. Ayna, içinde sakladığın bölümü ortaya çıkaracaktır.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: RİCA?
Merhaba,
Seminerlerinize zaman zaman katıldığım halde çalışma konusunda aşırı direnç göstermem nedeni ile çok verimli bir zaman ne yazık ki geçiremedim. Tekrar seminer ve çalışma programınız olması durumunda bilgi vermenizi rica ederim. Umarım bu en kısa zamanda gerçekleşir.
Sevgiler,
Teşekkürler,
CEVAP:
Şu anda bir seminer programım yok. Ancak ne kadar şanslısın ki üç yıldır senin gelemediğin 100 tane seminerim ve senin her gün zihninden devamlı soru sorup alamadığın cevapların hepsi 16 adet DVD olarak çıktı. Bunlar her DVD’de altı adet Salı semineri içerir. Yani ben bugün seminer verseydim bir seminer izleyecektin ama siteye girip 16 Adet Salı Değişim Dönüşüm Semineri DVD’sini aldığın zaman evinde istersen tek başına istersen de ailenle veya arkadaşlarınla çok rahat bir ortamda yüz tane seminer izleyeceksin. Ve evde tek başına olduğun için seminerleri çok daha rahat takip edeceksin, çok daha rahat anlayacaksın ve kendinde açığa çıkan yönlerinle sakin bir ortamda daha rahat yüzleşeceksin. Ve o sırada da altı tane konuyu içeren Aynalar, Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben, Bilinçaltı CD’lerimdende her gün kendine çalışmaları yaptıratarak çalışma tekniğinin bütünü kavrayacaksın. Ve bir zaman sonra da bunları rahatlıkla hayatına geçirebilir olacaksın ve kendine kaliteli bir yaşam yaratabileceksin.
Bu söylediklerimi daha rahat hissedebilmek için www.icimdekiyolculuk.com.tr sitesine girip sitedeki her sayfayı tek tek inceleyip oradaki büyük seminerlerden alınma videoları ve altlarındaki benim yapmış olduğum anlatımları incelemeni öneririm. O sayfaları çok güzel inceleyip okuduğun zaman sana çalışmaları sevdirecek ve bu çalışma tekniğini öğrenmen için bir motivasyon olacaktır.
Söylediğim DVD ve CD’leri yine aynı siteden Mağaza bölümünden veya telefonla sipariş edebilirsin. Sen kendi çalışmanı başlatıp takıldığın yerlerde de bana mail yoluyla veya sitedeki telefonlarla ulaşabilirsin.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 02 Kasım 2010
SORU: BİR SORU?
Sevgili Nil Hocam,
Çalışmalara 2 sene evvel Park’ a devam ederek başladım. Hayatımda çok sıkıştığım bir dönemdi ve bir an evvel su üstüne çıkmak istiyordum. Ara ara sorgulayıp şüpheye düştüysem de bırakmadan devam ettim. Doğru bir şekilde çalışıldığı takdirde ilerlenebileceğini kesinlikle gördüm. Geçen sene bu zamanlar yolculuğumda biriyle karşılaştım ve ona aşık oldum. Bir taraftan “Bu kişi sana bir şeyler göstermek için hayatına girdi, ona aşık olduğuna göre onda olup sende olmadığını düşündüğün özellikleri var, onları bul çalış!” derken bir taraftan da korkularımın hepsi sanki hiç o zamana kadar çalışmamışım gibi tekrar ağzımdan burnumdan çıkmaya başladılar ve ben o dönemde bu korkuları temizlemek adına ya da onu korkular yüzünden kaybetmek korkusuyla (!) on kat daha fazla çalışmaya başladım. Ama tabii ki ne hikmetse bir taraftan kaybetme, yetersizlik, beğenilmeme, sevilmeme korkularımı çalışırken bir taraftan da ne olacağını bilme enerjisiyle yanıp tutuşuyordum. Bu yüzden yapılmaması gerektiğini bilmeme rağmen her türlü fal, düşünce gücüyle manipülasyon içeren yöntemlere girdim. Delirmiş gibiydim, bir taraftan korku çalışıp temizlediğimi zannediyor, bir taraftan da yenilerini ekiyordum. Sonunda tabii ki de inanılmaz bir şekilde negatife düştüm. Gerçekten yaratımlarım korkunç hızlanmıştı, ağzımdan çıkan kapıma gelir olmuş ama öteki taraftan da korktuklarım da aynen başıma gelmeye başlamıştı. Sanki birisi beni takip edip düşüncelerimi okuyordu, aklımdan geçirdiklerimle mutlaka köşe başında karşılaşıyordum. Bu durum ailemin, arkadaşlarımın da dikkatini çekmişti tabii ki. Uyku uyuyamamaya başlamış, yemek yiyemiyordum. En sonunda bir gün olan oldu ve ben tam olarak kelimelerle ifade edememekle beraber tamamen farklı bir algı boyutunda kendimi buldum. Sanki bir perde açıldı ve etrafımdaki tüm konuşmalar benim için farklı bir anlam taşıyordu. Sorduğum sorulara her yerden anında cevap geliyordu. Ama ben çok yorgundum. Bu cevapların hangisine inanacağımı bilemiyordum. Başlarda hepsini üstben cevabı gibi görüyordum ama fark ettimki ben inanılmaz negatife düşmüştüm ve egonun korkunç bir oyununa gelmiştim. İşte o gün anlattığınız şeylerin hepsini anladım. O güne kadar benim için hayatımı kolaylaştıran beni rahatlatan bir yöntem olarak kalan Değişim Dönüşüm Teknikleri o gün anlamını bulmuştu. Hatta o gün Park’a telefon açmıştım. Telefona … Hoca çıktı ve ben tabii ki başıma geleni ona anlatamadım, sadece ben egonun oyununa geldim ne yapmalıyım dedim: “O da bana, iyilik ve kötülük sadece sizin içinizde, içinize bakacaksınız.” dedi. Aslında başından beri bildiğim değişim dönüşümün temel taşı olan içinden başka hiçbir yere bakmamayı yapmak benim işime gelmediği için, geleceği bilmeye ve kontrol etmeye çalıştığım için çuvallamıştım. Ama o kadar korkmuştum ki bir daha bu çalışmaları bu şekilde yapmamam gerektiğini hayatımın sonuna kadar öğrenmiştim. Tabii ki o zamanki sevgilimle ayrıldık, ben birkaç seans psikiyatriste gittim ve sonrasında çalışmalara kendi ritmimde tekrar devam ettim. Bu olayların üstünden bir sene geçti hayatımda tatlı değişiklikler oluyor ve ben her gün kendimi kendime emek verdiğim için daha çok seviyorum. Benim size sorum şu yönde olacak iş, özel hayat vs.. gibi problemlerimle çok netlikle yüzleşebiliyorum ve üstbenimle çözebiliyoruz ama benim beğenilmemeyle ilgili inanılmaz sert bir enerjim var. Beni çok zorluyor, özel çalışma yapıyor musunuz bilmiyorum ama bunu tek başıma geçemeyecekmişim gibi geliyor. Kilo aldığım zaman kendime çok kızıyorum ve kiloyla ilgili kısımda direkt sevilmeme, beğenilmemeye düşüyorum. Ne kadar çalışsam da tam “Tamam bitti.” diyorum başka bir yerden pörtlüyor. Bana ne önerirsiniz? Özel çalışma yapma şansımız olur mu?
Sevgiyle kalın…
CEVAP:
Beğenilmeme korkuna yoğunlaşmayı bırak. O bir gün sen bu çalışmaları
yaptıkça kendiliğinden biter. Ancak çalışmalarını günlük ritminde başına gelen en basit olayların dahi dilini çok güzel çözerek yap. Çünkü üstben bizim bu yaşamda içimizi temizlememizi ister. Bu yüzden önümüze bizi alabora edecek, ne yapacağımızı şaşırtacak tarzda olayları getirmez. Aksine bizim o anda çözmemizi istediği enerjileri hatırlatacak deneyimleri önümüze getirerek anda o enerjileri bulup sevgiye dönüştürmemizi ister. Sen beğenilmemeye yoğunlaştığın için diğer önüne getirdiği üstbenin ritmi olan basit küçük deneyimlere önem vermemiş ve atlamış olabilirsin. Hatta onları çözmeye değer olarak bile görmemiş olabilirsin. Eski alışkanlıklarınla davranarak o deneyimleri tolere etmiş olabilirsin. Aslında asıl değişim o deneyimlerde yatar. Çünkü benim öğrettiğim bu sistemde hedef büyük değildir. Küçük küçük atacağın her adım o büyük hedefi kendiliğinden içinde bitirecektir. Ve sen bu bitişi fark etmezsin bile. İşte benim öğrettiğim bu sistemin güzelliği ve keyfi buradadır.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 01 Kasım 2010
SORU: HERKES NEREDE?
Hocam,
Ekibin çoğu gitmiş. Saşkınlığım devam ediyor, neden? Hele ……..Hoca’nın ayrılması. Bunlar ve seminer olmayışı motivasyonumu iyice azalttı. Ne olur bir açıklama yapın.
Sevgiler,
CEVAP:
Ekibin çoğu gitmiş cümlesinden sonra senin dediğin gibi dönüp “Benim ekibim kimdi?” diye ben de baktım. Ben bugüne kadar hiç ekibim olmadığını biliyordum. Senin kimleri ve niçin benim ekibim olarak gördüğünü anlayamadım. Çünkü ben on yıldır yaptığım seminerlerde insanlara ekipsiz olmayı öğretiyorum. Yani ben tekim ve tamım diyorum. Ben tekim ve tamım diyorsam benim ekibim ne demek? Ben yaptığım seminerlerde Aynalar , Korkular, Affetme, Bağımlılık, Üstben ve Bilinçaltı gibi ana altı konuyu sizlere çalıştırıyorum ve hepinizin kendi içinde bu konuları keşfedip nasıl çalışacağınızı anlatıyorum. Benim öğretim bu olurken senin izlediğin ekip nedir ve hangi ekibe göre, hangi pozisyonu alıyorsun? Senin tek takip edeceğin çalışma şekli altı ana konuyu kendi içinde kendinle çok ciddi bir şekilde yüzleşerek çalışmandır. Bunu gerçekten yaptığın gün dışarıda hiçbir ekibi tekip edecek halin kalmaz.
Sevgilerimle,
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk

Nil Avunduk bu seminerinde;
AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.
devamı için tıklayınızdetay için lütfen “Seminer Programı” sayfasına bakınız.
devamı için tıklayınızBu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.
İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk