Tarih: 24 Ocak 2011
SORU:
Sevgili Nil hocam,
İçimi temizlemek için çalışmalarımı yürütürken anda verdiğim kararlardan fazlasıyla faydalandığımı düşünüyorum. En başından beri sizin bir seminerinizi dinlediğimde, diğer hocaların içsel yolculuklarını okuduğumda kendi hayatımdaki seçimlerin nerelerde sevgi enerjisinden ayrıldığını anlayabiliyordum. Başlarda bunları kendimi sıkıntıya sokacak şekilde ezbere uygulamaya kalktım. Ancak bir zaman sonra sizin içimizdeki enerjiden bahsederken ne demek istediğinizi anladım. Çalıştıkça sizin bir seminerinizden alıntı olarak uygulacağım bir davranışın o anki bulunduğum noktada içimin izin verdiği davranış olmaması halinde gücün başka bir hali olduğunu fark ettim. Davranışlarımı kontrol etmemeyi ama sizin ya da hocaların anlatımlarından farklılaştığını hissettiğimde mümkünse o anda, değilse ardından altındaki korkuyu bulup çalışarak yoluma devam etmeyi alışkanlık haline getirdim. Bu yöntem benim içimdeki telaşı dinginleştirdi. En azından biliyorum ki ofis hayatımda yazdığım yüzlerce emailde artık bütünüyle egomun kelimeleriyle değil sadece sevdiğim işi kendi inandığım biçimiyle ifade etmeye geçtim. Ben bu yola girince de içsel yolculuk adına dayattığım bir sürü kuralı vaktiyle egomla yaratmış olduğumu fark etmem için ya izlediğim eski seminerlerde ya da websitesindeki güncel cevaplar birer birer önüme geliyorlar. Ben bu deneyimlerden içime kapanıp çalışmanın dışında uygulayarak kendim gibi var olmayı öğrenmeye başladığımı anlıyorum.
Bugün yine websitesinde bir soruya yazdığınız cevabı okuyordum. Kendimi başka biri gibi ifade etmeyi bırakmaya niyet ettiğimden beri sosyal paylaşım sitelerinde yazmıyorum. Benim sorum değişimime ve değişime izin vermekle ilgili. Bu yine sizin davranış ve açıklamalarınızı kendi içimde henüz tümüyle oturtamasam da fark etmeme dayanıyor. Park’ta her gün seminerler oluyordu. Park kapanmadan bir süre önce hocalar çalışmalarına ara verdiler. Onların yerine siz birebir çalışmaları sürdürdünüz. Ardından çalışmalar iptal oldu ve Çarşamba günü yaptığımız çalışmalar başladı. Bu adımların her birinde siz bizzat açıklama yaptınız. Her biri sizin için dolayısıyla benim için tamdı. Ben tüm bunları keyifle izledim. Park’ın kapanmasından hemen önceki yatılı seminer benim ilk ve son katıldığım seminerdi. Onun öncesindeki iki gün üstben tepeme bomba gibi indiği ve bana şüphesiz iki günlük çalışmaya katılma yolunu açtığı için kendimi seviyorum. Orada kendimle derinden ilgilenmeyi öğrendim. Daha da güzeli sizin gerçekten herkesi kendisiyle başbaşa bıraktığınızı, her şeyin yalnızca bana bağlı olduğunu öğrendim. Ancak bütün anlatımları ana dayalı olarak anladım. Yani bu andaki karar ve uygulama bu anındır. Ben şu anda içsel yolculuğumun bir noktasında kendi fikirlerimi beyan ediyorum. Sizin bugünkü yanıtınıza göre beyan ettiğim fikir için “on yıl geçse bile “Hala aynı fikirdeyim.” ” diyebilmem gerekiyor. Değişimle bunun arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışıyorum. Fikir ve uygulama farklı şeyler mi? Kendimi tanırken bir yandan kendime hata yapma izni de tanıyorum – ki bu benim için inanılmaz bir değişim. Park’ın programı değişse de fikri değişmiyor muydu? Bazı anlarda sizin program için kesin sözler verdiğinizi sanıyordum. Değişim, karar vermek, fark edip karar değiştirmek, kararı uygulamak ve altında yatan fikir konusunda söyleyecekleriniz varsa sevinirim.
Sevgiler…
CEVAP:
Fikir ve uygulama farklıdır. Fikrim eğer egomdan gelmiyorsa hiçbir zaman değişmez. Ama bu fikri sunuş şekli, yani uygulama şekli değişebilir. 10 yıl içinde verdiğim seminer sürecinde ve Park’ın içinde de uygulamalar zaman zaman değişti. Bundan sonra da bu değişiklikler olabilir. Ancak fikir yani bildiğime inandığım şeyler hiçbir zaman değişmez. Ancak hayatının 50%’sinden fazlasını egosuyla yaşayan kişiler için korkuları değiştikçe ve korkularının değişimine bağlı olarak duyguları ve düşünceleri değiştikçe tabii ki fikirleri değişecek. Zaten evren de onlardan bu değişimi istiyor. Benim mailimde yazdığım ise şuydu: On yıl içinde her an değişmesi mümkün olan fikrini çok doğruymuş zannederek neden bir başkasına rehberlik yapıyorsun? Belki de bugün senin fikrini alıp uygulamaya başlayan kişi bundan zarar görecek ve sen de o güne kadar bu fikrini çoktan değiştirmiş olacaksın. Ama o da bundan çoktan zarar görmüş olacak. Herkesin içinde en aşağı 30 korku varken, 30 korkulu bir kişi 30 korkulu bir başka kişiye fikrini nasıl böyle umumi bir yere yazarak söyler?
İyi çalışmalar
Yolun açık olsun
Nil Avunduk
Tarih: 17 Ocak 2011
SORU: Sosyal paylaşım siteleri
Hocam Merhaba,
Sosyal paylaşım siteleri ile ilgili ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Facebook ve twitter gibi bütün dünyayı sarmış bu paylaşım sitelerinde insanların tüm hayatlarını paylaşmaları ve neredeyse yaşamlarının her dakikasını yazarak, resimleyerek internet ortamına aktarmaları nedir ?
Tesekkürler,
Sevgiler..
CEVAP:
İnternet sitelerinde yaptığınız yazışmalar ve bu yazışmaların içindeki tüm ifadeleriniz bir gün bütün açıklığıyla tahmin etmediğiniz ve hiç istemediğiniz bir ortamda karşınıza çıkacaktır. Böyle bir pozisyonda önemli olmayacak, sizi olumsuz etkilemeyecek, hatta utandırmayacak ya da on yıl geçse bile “Hala aynı fikirdeyim.” diyebileceğiniz ifadeler ise bir mahsuru yok. Ancak bu düşüncedeyseniz de internet yoluyla yazışma ihtiyacınız olmaz. Yani sanal ortamda sohbet kendini saklayıp korktuğu şeyleri söyleyebilmektir. Bu söylediğiniz her şey korktuğunuz şekilde her an açığa çıkmak üzere bekliyor.
Bir başka kullanım şeklinde de, çocukluktaki bir arkadaşına veya yıllardır görmediğin bir arkadaşınla sohbet ederken seni göremediği için ona kendinle ilgili bilgileri tam olduğu haliyle mi veriyorsun, yoksa olmak istediğin hayallerinle mi anlatıyorsun? Bu durum sizi gerçeğinizden kaçırıp sahte bir ortama çekiyor. Sizce internetteki bütün kişiler bütün hayatlarını doğru mu paylaşıyorlar?
Bu tip ortamlar sanal bir birlik ve sanal bir paylaşım ortamı yaratıyor. Özellikle kendileri hakkında yazdıkları ve paylaştıkları hiçbir şey doğru değil. Çünkü hiç kimse gerçek halini öyle bir ortama yazamaz. Kendi hakkında yazdığı her şey aslında olmak istediği hayalidir. Dolayısıyla sanal bir bilgidir. Bir başkasının sanal bilgisinin bir başkasına ne faydası var?
İyi çalışmalar
Yolun açık olsun
Nil Avunduk

Nil Avunduk bu seminerinde;
AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.
devamı için tıklayınızdetay için lütfen “Seminer Programı” sayfasına bakınız.
devamı için tıklayınızBu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.
İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk