Tarih:                        28 Şubat 2011

SORU:                        Yol gösterin lütfen

2 gün önce 11 yaşındaki kızımın epilepsi hastası olduğunu öğrendim. Sizin seminerlerinizle 5 yıl önce tanışmış affetme ve olumlamaları hayatımın içine yerleştirme gayretindeyim, zaman zaman da tümüyle kopuyorum. Kızımla seminerinize katılmış ve evde de DVD’ lerinizi seyrederiz zaman zaman. Şu anda hiç bir çalışma yapamıyorum ve şaşırmış tıkanmış durumdayım. Geçmiş yıllarda yatılı seminerinize boyun fıtığımdan dolayı boyunlukla geldim ve orada yaptırdığınız özel çalışma ile bu hastalığımı hayatımdan yok ettim kaldırdım… Yardımınıza ve yol göstermenize ihtiyacım var. Tek başıma şu anda çalışamıyorum. Ne önerirsiniz? Sevgiyle kalın. Sevgi ve Saygılarımla

CEVAP:

5-6 Mart 2011′de Kıbrıs’ta seminerim var. Bu seminerde benim öğrettiğim çalışma sisteminin ne olduğunu, nasıl çalışacağınızı, ne zaman nerelerde çalışacağınızı ve siz çalıştıkça yaşamın içinde olumsuz olan olaylarınızın kendiliğinden nasıl değişeceğini hem anlatıp hem de tatbikat yaptıracağım. Hepiniz için büyük ve önemli bir çalışmadır. Benim tavsiyem o seminere katılmanız ve o seminerden sonra orada öğrendiklerinizi hayat içerisinde her an tatbik etmeniz olacaktır.

 İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Tarih:                        28 Şubat 2011

SORU 1:                     Seminerler

Merhabalar Nil Hanım,

Seminerlerinize devam ediyor musunuz ya da edecek misiniz? Bunu çok merak ediyorum. Size Belçika’dan yazıyorum ve gerekirse tatillerimizi sizin seminerlerinize göre ayarlamayı düşünüyorum. Bu konuda bilgi alabilirsem çok sevinirim. Sevgiler

CEVAP1:

5-6 Mart 2011 tarihinde iki gün süren Kıbrıs’ta bir seminerim var. Bu seminerlerin her ayın ilk Cumartesi Pazar’ında tekrarlanması planlanıyor. Siteden programı takip edebilirsin. Tabii ki sana ilk tavsiyem 5-6 Mart’taki ilk seminere katılmandır.

 

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

 

SORU 2:

Merhaba,

Yanıtınız için teşekkürler.

Peki İstanbul veya İzmir’de seminerleriniz olmayacak mı??

İyi çalışmalar,

CEVAP 2:

 Şu anda henüz başka bir seminer programım yok. Ancak senin benim İzmir ve İstanbul’da çıkacak olan seminer programımı bekleme zamanın var mı? Önünde belirmiş olan bir seminere katılmayı değil de, neden henüz belli olmayan bir seminer programının oluşmasını beklemek istiyorsun?

İyi çalışmalar

Yolun açık olsun

Nil Avunduk

SORU 3:

Tekrar Merhaba,

Kıbrıs’a gelemeyişimin nedeni maddi olarak bunu gerçekleştirmemin olanaksız oluşu artı iki çocuğumu bırakacak kimsemin olmayışı…

Peki, siz neden bir avuç insan (ve belki de güzel bir iklim ) için Kıbrıs’ı tercih ettiniz? İstanbul veya diğer büyük şehirlerde sizi takip etmek isteyen birçok insan varken neden Kıbrıs’tasınız? Oraya imkânlarını zorlayarak Türkiye’den kaç kişi gelebilir ki?

CEVAP 3:

Eğer senin baktığın açıdan baksaydım, yani bir avuç insan ve güzel bir tatil yeri olarak baksaydım, Kıbrıs’ı seçmezdim. Ancak ben korkularımı bitirerek evrenin kendi akışında yol alırken, benim için oluşacak olan oluşumlarla kendiliğinden karşılaşmayı biliyorum. Bu seminer de tarif ettiğim şekilde kendiliğinden Kıbrıs’ta oluştu. İkinci adımda sizlerin yine başka bir açıdan bakış şekliyle “Bu niçin Kıbrıs’ta da, Ankara’da ya da İzmir’de değil?” diye sormuyorum, olanın olduğu gibi doğru olduğunu biliyorum. Ancak sen böyle bir seminere katılmanın senin için doğru olduğunu biliyorsan ve bu seminer oluşumuna uyamıyorsan, “içimdeki hangi enerjim beni bu oluşuma uydurmuyor?”  diye sorabilirsin. Ve büyük ihtimalle bu soru seni içinde açılıp dönüşmeyi bekleyen çok önemli bir yere götürecektir.

İyi çalışmalar

Yolun açık olsun

Nil Avunduk

 Tarih:                        15 Şubat 2011 

SORU:

Sevgili Nil Hocam,

Her gün gelişmeleri görmek için siteyi ziyaret ediyorum. Seminer programını görünce çok sevindim. Ama Kıbrıs. Anlam aramak anlamsız olabilir ama bu kadar beklenti içindeyken “Neden Kıbrıs?” diye sormadan geçemedim. Talep ler mi orada çok yoğun? Önceliğin neden Kıbrıs’ta olduğunu bilmek istedim. İzmir , İstanbul ya da başka bir Türkiye’de il değil. Umarım en kısa sürede buralarda da program oluşması dileğiyle.

CEVAP:

Benim seminer vermem için talepler her yerde yoğun ancak benim seminer vereceğim uygun seminer alanı şu an için Kıbrıs’ta oluşmuştur. Gelen tekliflerden yola çıkarak bu mekanların oluşması halinde her  yerde seminer verebilirim.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Tarih:                        15 Şubat 2011 

SORU:           

Nil Hocam,

Ben Kıbrıs’tan yazıyorum. Sizin adınızı kullanarak çalışmalarınızı burada devam ettirmesi için, özel çalışma yapması için veya tam gün seminer adı altında her hafta seminer yapması için izin verdiğiniz, onayladığınız hoca var mıdır? Varsa kimdir?

Teşekkürler, Sevgiler

 CEVAP:

Benim çalışmalarımı Kıbrıs’ta devam ettirmesi, sizlere özel çalıştırma ve tam gün seminer adı altında seminer yaptırması için onayladığım bir hoca yoktur. Benim yaptırdığım çalışmalardan esinlenip kendi çalışmalarına bu çalışma tekniğinden ilaveler alarak ya da kendinde uyguladığını söyleyerek benim seminer yaptığım 10 yıl içinde dışarıda çeşitli kişiler ve çalışmalar oluşmuştur. Ancak buradaki en önemli nokta bu kişilerin veya çalıştırma tekniklerinin sizin için doğru olup olmadıklarını ve en önemlisi bu yapılan çalışmalardan ne fayda sağladığınızı kişinin kendisinin inceleyip sorgulaması gerekir. Tüm insanlar bunu tespit edebilecek kabiliyete sahiptir.

 Ayrıca sadece benim çalışmalarımı dışarıdan alıntı alarak uygulayan kişiler ile yaptığınız çalışmaları değil zaten gittiğiniz bütün çalışmaları inceleyip sorgulamanız ve sonunda da “Ben gerçekten fayda gördüğüm için mi devam ediyorum yoksa arkadaşlarım gidiyor ben de bu sosyal ortamın içinde kalayım diye mi gidiyorum.” diye sormanız ve en önemlisi hangi faydaları gördüğünüzü tespit etmeniz gerekir.

 İyi çalışmalar,

Yolunuz açık olsun,

Nil Avunduk

 

Tarih:                        14 Şubat 2011 

SORU:                        Seminer

Merhaba,

İstanbul’da seminer verecek misiniz? Tarihi belli mi acaba?

Sevgiler,

CEVAP:

Şu an için seminer programım Kıbrıs’ta oluştu ve seminerimi 5-6 Mart’ta Girne, KIBRIS’ta veriyorum. Şimdilik oluşum böyle ve isteyen herkeste bu seminere katılabilir. Kıbrıs’ta vereceğim bu seminer iki gün sürecek olan, bütün çalışma sisteminin anlatıldığı ve çalışmanın uygulamalı olarak tatbik edildiği, içinde yoğun bir program kapsayan ve en önemlisi kişiye kendini nasıl çalıştıracağını öğretecek bir seminer olacaktır. İstanbul’da olacak olan bir seminerin şu anda tarih ve yeri henüz programlanmadığı için benim tavsiyem bu seminere katılmandır.

 

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Tarih:                        14 Şubat 2011 

SORU:           

Merhaba Hocam,

Benim 1991 den beri diyabetle ilgili gittiğim kontrollerimi yapan bir diyabet doktorum vardı. Bu doktorumla tam 14 yıl yol aldım ve ilk gittiğimde çok küçüktüm, onunla büyüdüm diyebilirim. Ona çok güveniyordum. Bu güveni de

o zaten kendisi bana veriyordu. Asla bana hasta gibi davranmayan muayeneye gittiğimde sanki bir kafeden çıkarmışım gibi ayrıldığım, hayat olarak da geleceğe değil an’a yatırım yapan bir doktordu. Doktorum malesef 2004’de vefat etti ve ben inanılmaz üzüldüm ve benim için acı bir kayıp oldu o an. Sonra bir kaç doktora gittiysem de onlara alışamadım ve sevmedim. Aslında hep o doktorumun benzerini aradım. Gittiğim her doktor eski doktorumun tedavisinin yanlış olduğunu asıl aldığım ilacın günde 4 kez enjekte olacağını söyledi. Ama bu kadar zaman bu tedaviyle nasıl oldu da vücudumda bir arıza olmadı diye hepsi şaşırdı. 14 yıl iki kez alınan enjekte ve yüksek şekerle vücudumda da hiç bir hastalığım ve hasarım yok.

Ben bu çalışmalarımı yaparken başka doktorlara olan güvensizliğimi buldum ve günde 4 kez ilaç almayı da kabule geçtim. Yeni bir doktora gitmeye başladım. Tüm tahlillerimi yaptıktan sonra hayret etti ve ”Sizi Allah korumuş. ”dedi. Ben beni tamamen düşüncelerimin koruduğunu biliyordum. Doktoruma o kadar güveniyordum ki ben asla hasta olacağıma inanmamıştım. Olmadım da…Bu korkuyu hiç yaşamamıştım. Fakat bu doktor inanılmaz sıkı kontrol eden sık sık evde kendi kontrollerimi yapmamı isteyen bir doktor. Ben ise kontrol diye

bir şeyin olmadığını biliyorum artık. Olanın zaten olacağını biliyorum. İlk zamanlar çok sıkı kontrollerimi yaptım, verdim ve ilaçlarımı bir düzene oturttu. Şimdi yine günde 2 kez yapıp kontrollerimi 15 günde bir yolluyorum ki çok eskiden eski doktorum hafta da bir kez yaptırırdı kontrol.

Bugün yine 15 günlük kontrolümü gönderdim ve beni aradı, sonuçların iyi olmadığını yükselmeler olduğunu belki vücuduma bir alet takılabileceğini söyledi. Tahlilleri ben de biliyorum, sonuçlar aslında iyi yani bir iki yükselme var ama toplamda çok iyi.Ben de vücuduma bir alet takmayacağımı o kadar vahim bir durumda olmadığımı, kendimi çok iyi hissettiğimi ve bana hasta

gibi davranmamasını söyledim. ”O zaman hasta olan benim, ben rahatsızlık duyuyorum.” dedi. Ben de “Evet, siz rahatsızlık duyuyorsunuz, ben gayet iyiyim.” dedim. Önceki görüşmemizde bir kez bana “Size bir şey olursa ben sorumlu tutulurum.” demişti.

Benim bu doktora güvenim sarsıldı. Aslında korkularını bana ekiyor gibi geldi ve kendine çok güvensiz olduğunu hissettim. Ben ona “Siz rahatsız ve tedirgin olmayın ben iyiyim.” diyerek onu rahatlatıyorum. Aslında yeni bir doktor aramak istemiyorum ama bu doktorla da artık yürüyemeyeceğimi anladım. Artık telefonla bile konuşmak istemiyorum. Ben karşımda kendine güvenen ve bana olumsuz şeyleri ekmeyen bir doktor istiyorum. Ayrıca kendimi bu kadar da çok kontrol etmek istemiyorum. Bu beni sıkıyor. Çalışmaya girdim ve bu yaşadıklarıma baktığım da; içim bana “Artık bitir şu diyabeti ve kurtul şu doktorlardan” deyip durdu. Doktorun aynalığını mı çalışmalıyım? Size sormak istediğim, daha ne yapmalıyım bu sahneyle ilgili? Bu doktorumla devam etmeli miyim? Yoksa çalışma yapıp başka bir doktorla buluşmayı mı beklemeliyim? Eksik yada yanlış bazı düşüncelerim yada yaptığım var mı?

Sevgiler…

 

CEVAP:

 

“Ben ise kontrol diye birşeyin olmadığını biliyorum artık. Olanın zaten olacağını biliyorum.”

“O zaman hasta olan benim, ben rahatsızlık duyuyorum” dedi. Bende “Evet, siz rahatsızlık duyuyorsunuz ben gayet iyiyim.” dedim.”

“Aslında korkularını bana ekiyor gibi geldi.”

“Ben ona “Siz rahatsız ve tedirgin olmayın ben iyiyim.” diyerek onu rahatlatıyorum.”

“Bu doktorumla devam etmelimiyim yoksa çalışma yapıp başka bir doktorla buluşmayı mı beklemeliyim?”

 

Yukarıda senin yazından seçtiğim ifadeleri okuduğun zaman şunu göreceksin ki bugüne kadar benim yaptırmış olduğum çok önemli olan ve kişiye gerçek değişim veren çalışma sistemi ile oyun oynayarak kendine bambaşka bir bakış açısı yaratmaya çalışmışsın. Yukarıda söylemiş olduğun bu kelimelerin hiç birini anlamadım ve hiç biri benim anlattığım sistemin doğrusu değil. Benim seminerlerime geldiğinde ve daha sonra evde yaptığın çalışmada kendini çalıştıracağın doğru çalışma şekli ve doğru soru, “BEN BU HASTALIĞIMI HANGİ YAŞADIĞIM OLUMSUZ OLAYIMDAN SONRA NASIL BİR ETKİLENMEYE UĞRADIĞIM İÇİN YARATTIM? BEN BU OLAYI HATIRLAYIP O OLAYI VE OLAYI YAŞADIĞIM HERKESİ VE KENDİMİ AFFETMEYE NİYET EDİYORUM VE AFFETMELİYIİM.” şeklinde olmalıydı. Sen o geçmişteki olumsuz günlerini bugüne kadar çoktan sevgiye dönüştürmeliydin ki hastalığını yaratan olumsuz enerjilerini bitirip kendine kaliteli bir hayat yaratabilesin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

 

Tarih:                        14 Şubat 2011

SORU:           

Nil Hocam,

26 yaşındayım, evliyim. Hayatta öyle bir noktaya geldim ki içinden çıkamıyorum. Sitenizle yeni tanıştım, yıllarca kişisel gelişimim için çaba gösterdim. Evlendiğimden beri (6 aylık evliyim) bende şöyle bir korku gelişti: Eğer var olma gayemi keşfedersem tıpkı yaradan gibi sonsuz olurum. Ama bu sonsuzluk düşüncesi bana dehşet vermeye başladı. Üstelik kendini keşfetmeden ölen insanların aynı bilinç düzeyinde kalacağına ve diğer tarafta da yok olacağına inanıyorum. Beni hem sonsuzluk kavramı hem de yokluk kavramı dehşete düşürüyor. Beni ölümden sonrası korkutuyor, bu hayat değil. Ve böylece gelişip sonsuzlaşmaktan ve de gelişmeyip yok olmaktan korkarak -ki bu korkularım daha önce yaşadığım hiç bir korkuya benzemiyor ve beni mahvediyor, hayatımı zehir ediyorum. İnsan olmak ne zor bir yükmüş hocam, insan olmak ne zormuş, yaradanın yalnızlığını veya sonsuzluğunu idrak etmek ne zormuş.. Lütfen bana yardımcı olacak bir düşünce söyleyin, lütfen.. Ne enerji öğretileri, ne tasavvuf içimi ferahlatmıyor. Ne dünya için çalışmak istiyorum, ne ahiret için. Lütfen insan olmanın güzel yanlarını bana hatırlatın. Sanırım bu bir değişim süreci ve karşıma siz çıktınız. Cd’lerinizi alarak çalışmaya başlamak istiyorum, ama dvd’ler bana karışık geldi. Cd’ler 6 başlık halinde toplanmış, onları almam lazım sanırım. Lütfen bu basamağı aşmamda veya bir şeyleri farketmemde bana yardımcı olun. Sevgiyle kalın..          

CEVAP:

Ben kişisel gelişim değil, senin de fark ettiğin gibi KİŞİSEL DEĞİŞİM hocasıyım. Bu demektir ki, kişisel gelişim adına yaptığın bütün çalışmaları bir yana bırakacaksın. Kendi kişisel değişimini başlatabilmen için var olma gayeni keşfetmeyeceksin, içinde değiştireceğin yerleri KEŞFEDECEKSİN. Sana çıkarmış olduğum bu özetten de anlayacağın gibi seni kalabalık ve gereksiz bilgilere götüren ve seni oyalamaya çalışan zihnini çok basit bir şekilde kendi içsel temizliğine yönlendireceksin ve bu senin elinde. Bunun için de benim çok basit bir şekilde çalıştırma yaptırdığım ve anlattığım Aynalar CD’si ile başla. Bu CD’nin başına eline kağıt kalem alarak sanki seminerdeymişsin gibi geçersen ve orada seminer alanında yaptırdığım çalışmayı kendine uygular ve öğretirsen senin de çalışman başlamış olacak. Bu CD’nin arkasından hemen kendi çalışmana Korkular CD’sini ve Bilinçaltı CD’sini ilave et. Bu üç çalışma sende pratikte oturmaya başladıktan sonra sitedeki Çalışma Odasında “Nasıl Çalışırım?” başlığı altındaki yazımı çok iyi okuyup kendine güzel bir şekilde öğrettikten sonra Çalışma 1 ve 2 DVD’lerim var, onlar ile çok daha rahat kendi çalışmalarını yaparsın. Çalışman biraz kendi içinde yerleşip oturduktan sonra senin aklına gelen gibi yüzlerce sorunun sorulduğu Salı Değişim-Dönüşüm Semineri DVD’lerimi alıp daha kolay ve keyifle izleyebilirsin.

 

İyi çalışmalar

Yolun açık olsun

Nil Avunduk

Haberler

NİL AVUNDUK’UN 11 NİSAN 2012 TARİHİNDE YAPTIĞI VE AYNALIK SİSTEMİNİ ANLATTIĞI SEMİNERİ mp3 SESLİ SEMİNER VE VİDEO SEMİNER OLARAK ÇIKTI…

24 Nisan 2012

Nil Avunduk bu seminerinde;

AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.

devamı için tıklayınız

NİL AVUNDUK’UN YENİ DVD’Sİ İÇSEL TEMİZLİK SİSTEMİNİN UYGULAMALI ANLATIMI-5 ÇIKTI…

1 Nisan 2012

Bu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.

devamı için tıklayınız

Siteyi Kullanım Önerisi

19 Ağustos 2010

İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk

devamı için tıklayınız