|
Tarih: |
27 Mayıs 2009 |
|
Konu: |
Kendini var etmek |
SORU 1:
Bir aşk ilişkisinde kendimizi karşımızdakine adadığımız için kendimiz olmaktan çıkıp ona göre yaşamaya, o değer verirse değerli olmaya, onun tarafından sevilme ihtiyacı duymaya başlıyoruz. Siz de kendimizi tekrar var etmemiz gerektiğini söylüyorsunuz. Ancak bu noktaya kadar kendisini indirmiş birisinin ilk adımı atması dahi çok zor oluyor. En azından benim için öyle…
Kendimi nasıl yeniden var edebilirim? Onun tarafından değer görme ve sevilme ihtiyacından nasıl kurtulabilirim? Kendi değerliliğime nasıl tekrar inanabilirim? Yani genel olarak enerjimi yukarıya çekebilirim?
Ayrıca her gün mutlaka neleri yapmalıyım? Bana genel bir harita çizerseniz sevinirim; çünkü çoğu zaman ne yapacağımı bile şaşırıyorum, sonra da iyice dağılıyorum.
Çok teşekkür ederim.
CEVAP 1:
Günlük hayatının içinde gördüğün kişilerde beğendiğin bütün özelliklerin notlarını al. Akşam eve gittiğin zaman da, “O özelliklerden bende var mı? Neden yok zannediyorum? O özelliklerimi neden ortaya çıkarmıyorum?” diye sorular sorarak korkularını tespit et. O korkularını ve olumlamalarını çalış.
Ertesi günü yine hayatın içinde beğendiğin ve takdir ettiğin kişilerin listelerini yap. Arzu edersen bu yaptığın çalışmalardan bir örnek de bana yazıp bunu benim de sana ekleyeceğim, yönlendirebileceğim bazı soru-cevaplarla kolay çözmeni sağlayabilirim.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
SORU 2:
Şu kişilerde şu özellikleri görüyorum ve bazılarını da kıskanıyorum.
………. adlı kişi: Sevecen, güler yüzlü, sevgi dolu, erkek arkadaşı tarafından sevilen, çevresine sevgi dağıtan…
………. adlı kişi: Komik, başkalarını umursamayan, rahat, neşeli, düzenli, her şeyi yapabilen yani hayatına her şeyi sığdırabilen, zamanlamasını iyi yapan, kolay anlayan…
Erkek arkadaşım, bu kişi: Kendisine güvenen, kendisini seven ve kendisinin önüne beni koymayan, kendisine önem veren, en fazla kendisini önemseyen, eğlenceli, komik, her şeye göğüs gerebilen, acıları kaldırabilen ve bir karar verdiyse bunun sonucuna katlanabilen, kendisiyle barışık, sosyal, eğlenmesine ve sosyal hayatına önem veren ve kimseyi buna karıştırtmayan, istediği şeyler için büyük kararlar almaktan korkmayan, canı ne istiyorsa onu yapan, kendisini çok seven, iradeli, güçsüzlüğünü belli etmeyen, umursamamayı takmamayı bilen, kötü şeylerde dünyanın sonu değil deyip hayatına devam edebilen, sözünü esirgemeyen bir laf söyledikten sonra korkup kıvırmayan…
………. adlı kişi: kimseye tepkisini belli etmekten çekinmeyen, erkek arkadaşı tarafından sevilen…
Teşekkür ederim.
CEVAP 2:
Yazdıklarını inceledim.
1- Sevecen, güler yüzlü, sevgi dolu:
Bunu kime yapıyorsun? Neden sadece ona yapıyorsun? Neden herkese yapmıyorsun?
2- Rahat, neşeli:
Nerelerde öyle davranıyorsun? Niye her yerde öyle değilsin?
3- Başkalarını umursamayan:
Nerelerde öyle davranıyorsun?
4- Kendisinin önüne beni koymayan:
Sen kimleri kendi önüne koymuyorsun? Bu sıralamayı karşındaki kişinin hangi özelliğine göre değiştiriyorsun?
5- En fazla kendisini önemseyen:
Sen kimlerin karşısında en fazla kendini önemsiyorsun?
6- Her şeye göğüs gerebilen, acıları kaldırabilen ve bir karar verdiyse bunun sonucuna katlanabilen:
Öyle olduğunu nereden biliyorsun? Yaşadığı hangi olaydan bu sonucu çıkardın?
7- Son 4–5 satırda erkek arkadaşın için yazdığın özelliklerini yapabilmesi için sence hangi korkusunun olmaması gerekiyor?
8- Kimseye tepkisini belli etmekten çekinmeyen:
Öyle olması için sence hangi korkusunun olmaması gerekiyor?
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
SORU 3:
Bana sorduğunuz sorulara şu şekilde cevap verdim.
1- Sevecen, güler yüzlü, sevgi dolu: Bunu kime yapıyorsun? Neden sadece ona yapıyorsun? Neden herkese yapmıyorsun? Yakın arkadaşlarıma yapıyorum; çünkü onların yanında istediğim gibi olabiliyorum, onlardan hiç çekinmiyorum, onlar da beni tanıyorlar ve her halimle kabul ediyorlar.
2- Rahat, neşeli: Nerelerde öyle davranıyorsun? Niye her yerde öyle değilsin? Onaylanma ve ilgi beklemediğim yerlerde rahat ve neşeliyim. İlgi, alaka beklediğim yerlerde neşeli olmuyorum, böylece önemsenme ve ilgi bekliyorum.
3- Başkalarını umursamayan: Nerelerde öyle davranıyorsun? Kendime güvendiğim yerlerde başkalarını umursamıyorum, eğer kendimi zaten yüksek görüyorsam rahat davranıyorum; ama kendimi aşağı, başkalarını yüksek görüyorsam onlar tarafından onaylanmayacağımı, hakkımda kötü konuşulacağını düşünerek rahat olamıyorum.
4- Kendisinin önüne beni koymayan: Sen kimleri kendi önüne koymuyorsun? Bu sıralamayı karşındaki kişinin hangi özelliğine göre değiştiriyorsun? Kaybetmekten korkmadığım kişileri kendi önüme koymuyorum; yani sıralamayı, kaybetmekten korkup korkmamama göre yapıyorum. Bir de karşımdaki kişinin sevgisinden eminsem yine onu kendi önüme koymuyorum.
5. En fazla kendisini önemseyen: Sen kimlerin karşısında en fazla kendini önemsiyorsun? Bu da aynı şekilde, kaybetmekten korkmuyorsam ve o kişiden sevgi beklemiyorsam, onun sevgisinden eminsem en fazla kendimi önemsiyorum.
6- Her şeye göğüs gerebilen, acıları kaldırabilen ve bir karar verdiyse bunun sonucuna katlanabilen olduğunu nereden biliyorsun? Yaşadığı hangi olaydan bu sonucu çıkardın? Ayrılılıklarımızda çok üzülse bile mantıklı karar vermeye çalışmasından ve kararından geri dönmemesinden, üzüntülerini başkalarıyla paylaşmamasından, yani tek başına içinde yaşayabilmesinden, ne kadar üzgün olursa olsun yapması gereken işleri yapmaya devam edebilmesinden, üzüntüsünü belli etmemesinden bu sonucu çıkardım.
7- Son 4–5 satırda erkek arkadaşın için yazdığın özelliklerini yapabilmesi için, sence hangi korkusunun olmaması gerekiyor? Onaylanmama, çaresizlik, değersizlik, yetersizlik, sevilmeme korkuları olmamalı.
8- Kimseye tepkisini belli etmekten çekinmeyen olması için, sence hangi korkusunun olmaması gerekiyor? Suçlanma, onaylanmama, takdir edilmeme korkuları olmamalı.
CEVAP 3:
Sana çalışman için birkaç tane olumlama vereceğim. Fakat bu vereceğim olumlamaları sen o kelimelere inanana kadar, yani sen o olana kadar ciddi bir şekilde beşlik halinde tekrarlayacaksın.
Ben kendimi her yerde her halimle kabul ediyorum.
Ben kendimi her yerde her halimle kabul ettiğimi biliyor ve inanıyorum.
Ben kendimi her yerde her halimle kabul ettiğimi kabul ediyorum.
Ben kendimi her yerde her halimle kabul ettiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendimi her yerde her halimle kabul ettiğim için şükrediyorum.
Ben benimle ilgileniyorum.
Ben benimle ilgilendiğimi biliyor ve inanıyorum.
Ben benimle ilgilendiğimi kabul ediyorum.
Ben benimle ilgilendiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben benimle ilgilendiğim için şükrediyorum.
Ben beni her halimle onaylıyorum.
Ben beni her halimle onayladığımı biliyor ve inanıyorum.
Ben beni her halimle onayladığımı kabul ediyorum.
Ben beni her halimle onayladığım için kendimi takdir ediyorum.
Ben beni her halimle onayladığım için şükrediyorum.
Ben kendimi seviyorum.
Ben kendimi sevdiğimi biliyor ve inanıyorum.
Ben kendimi sevdiğimi kabul ediyorum.
Ben kendimi sevdiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendimi sevdiğim için şükrediyorum.
Ben kendimi her halimle takdir ediyorum.
Ben kendimi her halimle takdir ettiğimi biliyor ve inanıyorum.
Ben kendimi her halimle takdir ettiğimi kabul ediyorum.
Ben kendimi her halimle takdir ettiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendimi her halimle takdir ettiğim için şükrediyorum.
Ayrıca kaybetme korkunu, suçlanma korkunu, yanlış yapma korkunu, onaylanmama korkunu ve takdir edilmeme korkunu korku dönüştürme çalışması şeklinde çalış.
Bir de yanlış yapma korkunu çalışırken çocukluğundan bugüne kadar hangi olaylarda “Yanlış yaptım!” diye kendine kızdın? O olayları hatırla, o olayların içine tekrar girip oradaki kendine bütün duyguları buldur ve ona yanlış yapma korkusunu çalıştırarak “Ben beni her halimle onaylıyorum,” beşliği yaptır. Bu şekilde olan bütün sahnelerini, hepsini çalışıp sevgiye dönüştür.
Takdir edilmeme korkunu çalışırken çocukluktan bugüne kadar nerelerde takdir edilmeyi beklediğin ve takdir edilmediğin sorusunu sorarak çalışma yap. O sahnedeki kendine takdir edilmeme korkunu çalıştırıp “Ben kendimi her halimle takdir ediyorum,” beşliğini yaptır. Ve bu çalışmayı, bu korkuyu hissettiğin bütün anların için yap ve dönüştür.
İyi çalışmalar, Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
11 Eylül 2009 |
|
Konu: |
Kendini var etme |
SORU 1:
Merhaba Nil Hocam,
Geçen haftaki Salı seminerinizde istediği işi yaratamayan bir arkadaşa, “İşi yaratana kadar para kazanabilmek için öylesine bir işe gir; o arada da çalışmalarını yapar, sevdiğin işi yaratırsın, o arada da ‘İşimi severek yapıyorum’ diye olumlama yaparsın,” dediniz.
Ben de sevdiğim işi yaratamadım. Ne olduğunu da bilmiyorum. Şimdiye kadar çok ciddi çalışmadığımı da söylemeliyim. Artık bu durumu değiştireceğim. Size sorum, şu anki mesleğim okullarda dans öğretmenliği. Şimdi okullar açılıyor ve ben, “Nasılsa korkularımla başvuracağım, en iyisi hiç başvurmayayım,” demek yerine, “İçsel çalışmamla kendimi bulana kadar para kazanayım,” diyerek okul aramaya başladım. Ama başvurduğum okullar ya beni bekletiyorlar ya ileri bir tarih veriyorlar ya da “Öğretmenimiz var” diyorlar. Benim burada işime karşı isteksizliğim mi buna neden oluyor? “Bu sefer işimi severek, değer vererek yapacağım,” diye yola çıktım ama -mış gibi mi yapıyorum, bilmiyorum. Bir yandan da okullar başladıktan sonra iş bulmak çok daha zor olacak…
Bu noktada ne yapmamı önerirsiniz? Mesleğimle ilgili çalışmalarımda sanki çok yavaş ilerliyorum. Şimdiye kadar çalıştığım yerlere baktım biraz, dansa ilk başladığım yerlerdeki beklentilerimi ve korkularımı buldum. Ama yetmiyor, sanki en derinde bir yere ulaşamıyorum gibi.
Bu arada bugün, çalıştığım tek okulun müdürüne maaşımı artırmasını istediğimi söyledim. Orada çalışmayı gerçekten seviyorum; bu dördüncü senem. Okullar birliğiyle ortak karar aldıklarını, onlara sorması gerektiğini söyledi. Parayı mı engelliyorum, bakmam gereken başka bir yer var mı?
Teşekkürler, sevgiler,
CEVAP 1:
Bütün bu anlatımlarından sana tek bir soru çıkarıyorum:
“Kendimi parasız bırakarak kime muhtaç yapmaya çalışıyorum? O kişiye muhtaç olduğum zaman nasıl bir hayat yaşayacağımı zannediyorum?”
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
SORU 2:
Merhaba Nil Hocam,
Sorunuz çok iyi geldi. Kendime sorduğumda önce annem, sonra nişanlım geldi. Nişanlıma çok net bir şekilde sırtımı dayamak istiyorum. Bunun farkına bir süredir varmıştım ve biraz çalışmıştım ve kendimi geri çekmiştim. Ama şimdi daha net anlıyorum. Ben dış dünyayla ilgili bir şey yapmamayım, o beni korusun kollasın istiyorum içten içe. Yani ben ona muhtaç olursam -ki bunu yani bana bakmasını ona sevgimin karşılığı olarak görüyorum!- güvende olacağım, beni ne yaparsam yapayım sevecek, insanlarla iletişimi iyi olduğu için benim yerime onlarla uğraşacak diye düşünüyorum.
Annemle ilgili ise, annemle yaşıyorum hala çünkü yuva sıcaklığında güvende olduğumu sanıyorum. Dış dünyaya adımımı atınca güvende olamayacağımı sanıyorum. Dışarıdan ne kadar çok korktuğumu gördüm. Ve şu anda nişanlımla annem arasında böyle bir denge kurmuş durumdayım. Annemden de evin geçimi açısından para yardımı almış oluyorum.
“Neden dış dünyadan bu kadar korkuyorum?” diye sorduğumda babamın başkaları hakkında eleştiri ve şikayetleri geldi, sanki insanlara güvenilmeyeceği sonucunu çıkarmışım gibi. Sonra onun annemi dövmesi geldi, o sahnelere giremedim, çok genel geldi.
Çalışmama ara verdiğimde annem aramış, onu geri aradım. Komşulara hırsız girmiş, bize dikkatli olmamızı söylüyordu. Fark ettim ki, bize (kardeşimle bana) güvende olmamızı söylüyor! Buradan esas konumun annem olduğu sonucuna vardım. Ve çalışmama “Ben nerelerde annemle güvende olduğumu zannettim?” diye devam ettim.
Doğru gidiyor muyum? Başka neler önerirsiniz?
Teşekkür ederim, sevgiler,
CEVAP 2:
Bu seferki anlatımından da bir soru soracağım. Madem baban anneni dövdü, hangi aile ve hangi evin içi güvenli de sokak tehlikeli? Sen şimdi nereye sırtını dayayacaksın?
Dayadığın yerler böyle yerler. Ve bunu on yıl sonra fark edersen de annenin o evi bırakıp çıkamadığı gibi, sen de kendini o ortamı bırakıp çıkamaz hale getireceksin.
Kendini var etme yolculuğunda iyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
SORU 3:
Evet, hocam. Bunu ben de fark ettim. O anlamda hiçbir yerin de güvenli olmadığını biliyorum. Ama bunu içime oturtmam için sadece bu anlayışa geçmem yeterli mi? Yani paranın önünü açmam için, kendimi var etmem için tam olarak neleri çalışmam gerekiyor? Kafam karıştı.
Yine babamın annemi dövdüğü bir sahnede, “Ben ailemsiz de güvendeyim,” olumlamaları yapmıştım. Ama bir şeyler eksik kalıyor demek ki.
Hangi soruyla devam etmemi önerirsiniz?
CEVAP 3:
Güvende olabilmek için anneni ve nişanlını var etmeyi bırakıp kendi içsel enerjini kendi hayallerine ve kendinin beklentilerine yönlendirip bunu kendinin yaratabileceğine inanacaksın.
Bunun için onlara yüklediğin bütün anlamları kendine çevirmen lazım. Özellikle ilk, nişanlınla başla. Bir kağıdın başına nişanlının özelliklerini yaz. “Bu özellik bende yok mu zannediyorum ve ben bunu niye dışarı çıkarmıyorum?” diye sorarak her bir madde için kendini tek tek çalıştır. Ve bununla ilgili olumlamalarını yerleştir.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk

Nil Avunduk bu seminerinde;
AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.
devamı için tıklayınızdetay için lütfen “Seminer Programı” sayfasına bakınız.
devamı için tıklayınızBu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.
İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk