|
Tarih: |
21 Ekim 2008 |
|
Konu: |
Hastalıklar neden önemli? |
SORU:
Bir arkadaşın hastalıkla ilgili sorusunu neden diğerlerinden ayırarak “Çok önem veriyorum,” diye cevapladınız?
Diğerleri neden daha az önemli? Açıkçası anlamadım bu tepkinizi.
Teşekkür ederim.
CEVAP:
Evren bize içimizi temizlemek için önce pıt pıt, sonra pat pat, sonra güm güm mesaj verir. Bu mesajların güm güm’ü bir insanın fiziksel bedenine zarar vermeye başladığı andır. Pıt pıt’lar ve pat pat’lar geçmiştir artık. Seminerde diğer konulardan ayırıp hastalık soran kişiye daha kararlı ve daha ikazlı davranmam bu yüzdendi. Hasta olduğu için kendisini ciddiye almıyorsa, belki benim sözlerimi ciddiye alabilir diye öyle cevap verdim. Hiçbiri diğerinden daha az önemli veya daha önemli değildir. Bazen birinin pıt pıt’ı bir başkasının güm güm’üne eşittir.
Benim size tavsiyem dışarıyla mukayese yapmamanız, dışarıyı takip etmeyip kendi içinizi izlemeniz. Çünkü hepimiz en kısa zamanda kendi içimizi temizleyeceğiz. Bundan başka yolumuz yok.
İyi çalışmalar,
Yolunuz açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
25 Şubat 2009 |
|
Konu: |
Doğuştan hasta çocukların ve ailelerin deneyimi |
SORU:
Sayın Nil Hanım,
Çocuk, 0–18 yaş arası aileye bağımlı olduğundan dolayı evdeki aile içinde olan anne baba kavgalarını yaşamak zorunda. Bunun önüne nasıl geçebilir? Madden aileye bağımlı ve çocuk. Bir yere gidemez. Dolayısıyla çocuk kendi ailesi ile iletişimi ne kadar iyi olursa olsun, yaşadığı ortamdaki anne ve babasının kavgasını, şiddetini yaşamak zorunda… Ne yapabilir bu çocuk?
Çocuk, küçük yaşta lösemi olabiliyor veya sakat kalabiliyor. Bunda çocuğun suçu nedir? Hiçbir çocuk bu anlattıklarınızın farkında değil ki… Neden bu çocuklar?
Saygılarımla,
CEVAP:
Merhaba,
Çocuklar bir aileyi kendi içsel enerjilerine göre seçerler, yani aile ortamında anne, baba ve çocuk hepsinin ortak seçimi vardır. O ortak seçimde herkes içsel gelişiminde, yani içsel temizliğinde birbirine arkadaş olacaktır. Hepimizin anne, baba ve çocuk derken bu deyişimizin altındaki dünyasal ifadeleri bırakıp içsel ifadelerle anne, baba ve çocuk dememiz lazım. O zaman çocuk, “Annemin ve babamın bu durumundan ben ne anladım? Bu aileyi seçme sebebim ne? Ben bu dünyaya ve bu aileye kendi içimdeki neyi fark edip sevgiye dönüştürmeye geldim?” diye soru soracak ve anne baba da benzer soruları, ama kendi içlerinden çıkacak olan soruları soracaklar.
Daha başka bir tarifle eğer bir çocuk için “Yazık oldu bu çocuğa, yanlış aileye geldi,” diyorsanız ve böyle düşünüyorsanız o zaman Allah’ın yanlış yaptığını söylüyorsunuz. Allah yanlış yapmaz. Her şey olması gerektiği gibidir. Sadece biz olanların içinden neyi sevgiye dönüştüreceksek onları yapacağız.
Bu konuyu daha iyi anlamanız için, Değişim Dönüşüm seminerlerimin kayıtlarının bulunduğu DVD’lerimden 14 no.lu DVD’yi izleyebilirsiniz.
İyi çalışmalar,
Yolunuz açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
11 Mart 2009 |
|
Konu: |
MS Hastalığı |
SORU:
New York’ta yaşamamdan dolayı her ne kadar sizinle yüz yüze tanışmamış olsam da İçimdeki Yolculuk kitapları ile başlayan yolculuğumun bir parçasısınız.
Şu anda size yazmamın aslında tek nedeni, ailemin durumum konusunda benim duymadığım derin bir endişe içinde olmaları. Bana beş yıl önce MS hastalığı teşhisi kondu. Hiçbir zaman bu konuda isyankar olmasam da ara ara zor zamanlar geçirdiğimi itiraf ediyorum. Fakat MS’in benim için iyi bir öğretmen olduğunu düşünüp onu öyle kabul etmiştim bu günlere kadar.
İçimdeki yolculuğa başladığımdan beri geçirdiğim değişim dönüşüm sonucu üstbenim bana MS’i kontrol altında tutan ilacı bırakmamı söyledi. Benim merak ettiğim tek şey: Sizin bilgileriniz çerçevesinde MS’e neden olan korkular nelerdir?
Çok teşekkürler,
CEVAP:
MS’in senin için iyi bir öğretmen olacağını kabul etmen doğru; fakat öğretmenliği ne için yaptığını bulman lazım, yani senin neyin için öğretmenlik yaptığını bulman gerekiyor. Bunları bulmadan ve de bulduğun konudaki enerjileri dönüştürmeden ilacını bırakamazsın. Çünkü ilacın sana faydası, hastalığını yaratan sebebi anlayıp onu dönüştürene kadar sana rahat nefes alabileceğin bir vakit vermesidir.
MS hastalığı kontrol merkezlidir. “Kontrolümü kaybedersem bana ne olur?” diye soru sor. Bulduğun korkuyu çalış. Ayrıca çalışmanı daha yoğunlaştırabilmen için kimleri nasıl kontrol ettiğini bul ve kontrolleri bırak.
Ayrıca hem Değişim Dönüşüm Salı seminerleri DVD’lerimin hem konulu seminer CD’lerimin hem de İçsel Temizlik Çalışması DVD/CD’lerimin mp3 formatları da mevcut. Bunları internet sitesinden alıp izleyebilirsen onlarla çalışabilir ve çok rahat yol alabilirsin.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
7 Mayıs 2009 |
|
Konu: |
Kilo alma |
SORU:
Merhaba,
Karın bölgesi yağlanması ne demektir?
Teşekkürler,
CEVAP:
Gereksiz saatlerde çok fazla yemek yiyorsun demektir. Gereksiz saatlerde yemek yediğin anları fark et. Neyin yerine yemeği koyduğunu bul.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
|
|
|
Tarih: Konu: |
10 Haziran 2009 Bacak ağrıları |
SORU 1:
Tüm Park ekibine sevgiler,
Yaklaşık bir sene önce sizlerle tanıştım ve katıldığım seminerler ve İçimdeki Yolculuk kitapları yardımıyla içsel temizlik çalışmalarıma devam ediyorum. Ancak son üç aydır bacaklarımın üst kısmında olan ve son haftalarda gittikçe şiddetlenen ağrılardan şikayetçiyim. Defalarca niyetlendim, üstbenime sordum ne anlamam gerektiğini, çok cılız ve birbiriyle alakasız cevaplar aldım her seferinde. Anlayacağınız, bir türlü çalışma ritmimi bulamadım bu konuda. Tabii ağrılar arttıkça bende gerginlik ve sıkıntılı durumlar yaratmaya başladı. En son bu ağrıların bende hissettirdiği hastalık, acı çekme, güçsüzlük, çaresizlik gibi korkularımı çalışıp ilgili olumlamaları yapıyorum. Ama yaptıktan sonra ağrılarımı gözlemliyorum tüm gün; artıyor mu, azalıyor mu diye. “Kendimi ve evreni test etmeyi bırakıyorum,” diyorum bu sefer de. Anlayacağınız, bu konuda biraz karışmış durumdayım, bu konuyu nasıl çalışacağım konusunda yardımcı olursanız çok sevinirim.
Tekrar sevgilerimle,
CEVAP 1:
Bu sıralar hayatında gözle görülür değişiklik yapma durumu var mı? Ve sen bunu yapmamak için içsel bir dirence mi girdin? İkinci sorum belki fark etmediğin ama üstbeninin sana değişiklik yapman veya yeni bir şeye adım atmanla ilgili bir ikazı olabilir. Belki bunları içindeki korkularından dolayı duymazlıktan ve fark etmezlikten gelmiş olabilirsin. Üstbenine şöyle bir soru sor: “Bana ne yaptırmak istiyorsun da ben fark etmiyorum? Beni nereye ilerletmek istiyorsun da anlamıyorum?”
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
SORU 2:
Cevabınız için teşekkürler, sizin dokunuşlarınızla iç dünyamda epey yol aldığımı düşünüyorum.
Sizden soruma cevap gelmeden önce kendi kendime bir çalışma yaptım. Hayatımda birçok dönemde birçok insanın sorumluluklarını üstlendiğimi fark edip hepsini hayalimde sırtıma binmiş gördüm, çalışma yaparak hepsini tek tek sırtımdan indirdim, onlara teşekkür ettim, yaşadığım sahneleri pembeleyip affetme yaptım; hem onlara hem kendime. Sonra inanılmaz bir hafiflik geldi, ağrılar yok oldu.
Sonra sizin cevabınız geldi, okudum; “Sanırım,” dedim “Kurtarma enerjimi bitirmek üzereymiş bu ağrılar. Ama cevabınızı okuduktan sonraki gün yine bel ve bacak ağrısı geldi geri.
Sonra bu sabah sizin bana sorduklarınızı tekrar düşündüm. Aslında duymazdan geldiğim bir cevapla yüzleştim, işi bırakmam konusunda. Ama şu anda başka gelir kaynağım olmadığı için ve birikmiş param da olmadığı için bunu yapamıyorum. Zaten bacak ağrılarımın belimden kaynaklandığını fark ettim. Aslında işle ilgili epey aynalık çalışması yapmıştım, şu anda beni rahatsız eden bir durum (insan) pek kalmamıştı, ama hala yaptığım işe hiç inanmıyorum. O yüzden de “Benim severek yaptığım bir işim var,” olumlamasını içime oturtamıyorum.
Bu noktada güvence olarak gördüğüm işimi, yokluk, parasızlık korkularımı çalışmam gerekiyor sanırım. Biraz daha yol gösterirseniz çok sevineceğim.
Tekrar herkese sevgiler,
CEVAP 2:
Üstbeninin sana söylediği “İşini bırak!” cümlesini fiziksel tatbikat olarak algılama. Önce çocukluğundan bugüne kadar “çalışma” ve “iş” ile ilgili bütün bilgilerini, sana yapılan bu konudaki baskıları, öğretileri ve tedbirleri gözden geçir. “Çalışmayan insan nasıl bir insandır ve ne olur?” gibi soruların sendeki cevaplarını bul. Bütün olumsuz bilgileri aldığın günlerdeki kendine, zihin değişikliği yaptır. Ona korkularını çalıştırarak o inandıklarının olumlusunu inandır.
Onlar dönüştükçe, yani geçmişindeki iş ve çalışmayla ilgili zihinlerin sevgiye dönüştükçe bugün, bu hayatındaki işle ilgili zihinlerin de dönüşecek. Onların dönüşümü seni, senin bu hayatında istediğin ve sevdiğin işi yaratmaya götürecek. Yani üstben seni parasız, sokakta bırakacak bir tavsiyede bulunmaz. “Bırak!” dediği şeyin anlamı, zihnindeki olumsuzlukları ve bağımlılık enerjini bırakmandır. Kendin için severek yaratacağın bir işin yaratım sürecinde her yaşadığın ortam ve deneyim, senin içsel temizliğin için bir araçtır.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
15 Temmuz 2009 |
|
Konu: |
Baş ağrısı neden olur? |
SORU:
Sevgili Hocam,
Her hava değiştiğinde başım ağrıyor. Hava çok sıcak olduğunda başım günlerce ağrıyor. Bundan ne anlamalıyım?
Sevgiler,
CEVAP:
Başın hava değişti diye ağrımıyor. Sen hava değiştiği zaman başının ağrımasını tercih ederek ve buna inanarak esas başını ağrıtan içindeki olayı bulmak ve onunla yüzleşmek istemiyorsun.
Baş ağrısı, yaşadığın olaylar karşısında direnç gösteriyor olman ve o olayın altındaki korkularını bulup dönüştürmemiş olmandan oluyor. Yaşadığın olaylara bakıp “Aslında bunların hangisini istemezdim?” ve “Hangi istemediğim olayları yaşıyorum? Eğer tercih etme şansım olsaydı hayatımdan neleri çıkarırdım ve hayatıma nelerin girmesine izin verirdim?” diye bir soru sorarak kendi içindeki gerçekleri bulabilirsin.
Yaşadığın olayların içindeki korkuları bulup sevgiye dönüştürdüğün zaman başının ağrısı zaten geçecektir.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
25 Mayıs 2009 |
|
Konu: |
Nasır |
SORU:
Merhabalar,
Nasır ne demektir? Belli aralıklarla ayaklarıma bakım yaptırmama ve krem sürmeme rağmen bir türlü nasırlarım geçmiyor? Uzun süre topuklu ayakkabı giyemiyorum. Acaba doğru ayakkabı mı seçmiyorum diye düşünürken de ayakkabılarıma ne kadar özensem, bu sefer mutlaka ayakkabı vuruyor.
Ne şekilde içime sormalıyım? Nasır ne anlama gelmektedir?
Her duştan sonra da mutlaka vücut losyonu sürmem gerekiyor. Yoksa bacaklarım pul pul oluyor. Bu ne demektir? Bedenimi mi onaylamıyorum demek, anlamıyorum? Sürekli, “Ben beni her halimle beğeniyorum ve onaylıyorum,” olumlamaları yapıyorum. Ne şekilde içime sormalıyım?
Çok teşekkür ederim,
İyi akşamlar…
Sevgiler…
CEVAP:
Sen kendini her halinle beğeniyorsun da evren seni her halinle beğenmiyor. Çünkü hepimizin yaşamında belli devirlerde belli zamanlarda yapmaya söz verdiğimiz, ilerleyeceğimiz kendi içsel adımlarımız vardır.
Bu durum, o adımları atmadığını, o ilerlemeyi yaşamadığını gösteriyor. Yani yaşadığın bu fiziksel sorunu kullandığın bu kremlerle geçiremeyeceksin. “Kendimi olduğum halimle kabul ediyorum,” cümlesiyle hiç geçiremeyeceksin.
Şimdi üstbenine daha kararlı bir şekilde sor: “Ben hangi konularda kendimde değişim yapmamaya ısrar ediyorum, inatla kendi içimde nereye ilerlemiyorum, kendimde değiştirmediğim neler var?”
Sorunu sorarak daha kararlı ve daha ciddi çalışmanı tavsiye ederim.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
|
Tarih: |
27 Mayıs 2009 |
|
Konu: |
Soğuk algınlığı |
SORU:
Merhaba Nil Hocam,
Bu kış ben defalarca kere soğuk algınlığı, grip geçirdim. Çok yüksek ateş ve geceleri uyutmayacak kadar burun ve geniz akıntısı beraberinde. Şimdiye kadar hiçbir vakit, grip için iş yerinden izin almışlığımda olmadı, bu kadar ciddi de geçirmemiştim. Bu kış, iki ayrı gün yatırdı. Şimdi de şiddetli soğuk algınlığı geçiriyorum.
Maalesef ilaçlarla ayakta durmaya çalışıyorum, yani ofisteyim. Bu hastalıklar beni çok, ama çok yordu. Ben hiç hasta olmaz iken neden bu sene sayamadığım kadar çok ve ağır rahatsızlıklar geçiriyorum? Alerjiler, kas tutulmaları, göz ağrısı, baş ağrısı ve her tip soğuk algınlıkları… Her defasında, “Ben bu hastalığı neden yaratıyorum?” diye sorarak bulmak için çalışmalar yaptım, günlerce çalıştım. Ama bu soğuk algınlıklarına nereden, nasıl başlayacağımı bilemiyorum.
Bana lütfen yardımcı olur musunuz? (Konum acil, çünkü çok yorgun hissediyorum)
Teşekkür ederim.
CEVAP:
Çocukluğundaki hastalandığın günlere git. O günlerde, özellikle ilkokul devresinde, ne için hastalanıyordun ve hastalandığında sana kim bakıyordu? Şimdi hastalandığında kim bakıyor ve hangi olaylar için hastalanıyorsun? Arasındaki bağlantıyı bul.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 03 Mayıs 2010
Konu: Sağlık / İçsel Temizlik Çalışması
SORU:
Merhaba Nil Hanım,
Seneler önce ilk Reiki’mi sizden almıştım ve seminerlerinize katılmıştım… Şimdi yurt dışında yaşıyorum ve web sitenizi tesadüfen buldum (biliyorum tesadüf değil)… Ben son iki senedir hipotiroid hastasıyım ve biliyorum ki bunu ben yarattım. Fakat yok etmem için ne yapmam gerekiyor, hangi olumlamaları kullanmam lazım, bilmiyorum ve tabii sebebini de…
Bana yardımcı olursanız çok sevinirim… Bu hastalıkla yaşamak istemiyorum ve biliyorum ki bazı hastalarda bu rahatsızlık tamamen geçiyor.
Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ediyorum. Hep ışıkla kalın…
Sevgilerimle,
CEVAP:
Hastalık size içsel temizliğiniz için doğru bir noktada olmadığınızı göstermek için ortaya çıktı. Özellikle hastalığının geçmesini planlayarak çalışmalarını yürütme. Genel olarak çalışmalarına aşağıda tarif ettiğim şekilde gir. Bu süreç seni hem geçmişini affetmeye götürecek ve bununla bağlantılı olarak da hastalığının geçmesini sana getirecek.
Size çalışma sistemimi anlatayım. Öncelikle Salı Seminerlerimin DVD’lerini izlemeye başlayarak yaptırdığım çalışmaların ne olduğunun ve yaşadığın olaylara nasıl bakacağının bakış açısını edin. Sonra Konulu Çalışma Seminerlerimin CD kayıtları ile AYNALAR, KORKULAR, AFFETME, BAĞIMLILIK, ÜSTBEN ve BİLİNÇALTI çalışmalarımı kendine çok güzel bir şekilde öğret. Bu seminerler sana hem çalışmayı öğretecek hem de çalıştıracak. Sonrasında Çalışma DVD’lerimi kullanarak günlük geçmişini affetme çalışmalarını sürdürebilirsin. Bu sırada “İçimdeki Yolculuk” kitaplarını da okursan orada kendi içsel temizliğinde kullanabileceğin pek çok çalışma örneği bulacaksın.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 19 Nisan 2010
Konu: Korkular / Kilo Almak
SORU:
Sevgili Nil Hoca,
Altı aydan beri öğrettiğiniz çalışmaları yapıyorum. İnanılmaz bir iç huzuru ile yaşamayı öğrendim ve öğreniyorum. Ancak kilolarımla ilgili problem yaşıyorum. Şöyle ki; çalışmalarımda kendimi fazlalık hissetme korkumu buldum ve korkumu çalıştım; belki 200 sahne. Problemimin bununla ilgili olduğunu gerçekten hissettim. Ama sürekli kilo alıyorum, durumu kabul ettim, kıyafetlerimin tamamını değiştirmeyi bile kabul ettim. Ama bedenime uygun kıyafet bulamıyorum, sanki üstbenim benimle dalga geçiyor. Yorumunuzu merak ediyorum.
Sevgiler,
CEVAP:
İlk kilo almaya başladığın günlerine geri dön. O günlerde neler yaşamıştın? Hangi olay seni çok etkilemişti? O günlerdeki korkularını sevgiye dönüştürerek ve o günlerini tamamen affedip o günlerdeki kendini sevgiye dönüştürerek o döngüyü bitir.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 15 Mayıs 2010
Konu: Sağlık / Para / Korkular
SORU:
Hocam merhaba,
Benim çalışmalarımda tıkandığım yerlerle ilgili birkaç sorum olacak:
1. sorum: Kendimde bulunan şeker hastalığı ile ilgili çalışmamda kendimi suçladığım yerin ana merkezini sorduğumda üstbenime, beni hiç tahmin etmediğim bir yere götürdü. Bu benden önce doğmuş ve ölmüş bir kardeşimin yerini almaktan dolayı kendimi suçlamamdan kaynaklanıyordu. Sanki “Ben doğmasaydım o ölmezdi,” bilinci bana yerleşmiş. Bunu dönüştürdüm. Oradaki diğer enerjim ise ona benzeme isteği. “O hastalandı öldü ve herkes ona acıdı ve sevdi,” zihinlerim. Ben de kendimi acındırırsam, yani hasta olursam herkes bana acır ve sever enerjilerimi hissettim. Onları da çalıştım ve hala devam ediyorum. Fakat sanki kolay kolay dönüşmeyecek gibi. Fazla takılıyorum ve tam anlamı ile dönüşüm enerjisine geçemiyorum. Eksik bir sorum mu var acaba? Başka içsel neye bakmalıyım bu konuda?
İkinci konu ise; bir seminerde “Olayı kontrol edememiş (istemediği bir olay) ve yavaş yavaş şeker hastalığı başlamış,” diye bir cümleniz var. Bu cümlenin altında bu hastalığı yaratan kontrol enerjisi mi, yoksa kontrol edemediğinden dolayı kendini suçlamak mı? Ya da kontrolün altındaki güvensizlik korkusu mu, güvende olmak için mi bu hastalığı yaratmak?
2. sorum: Yalnız kalma korkum ile ilgili. “Neden bu korkumu bitirmek istemiyorum?” diye sorduğumda, kendimi yetersiz, güçsüz, kendime güvensiz ve eksik gördüğümü buldum. Fakat çalışırken enerjiler öyle bir hale geliyor ki bu korkularım olduğu için mi yalnız kalmaktan korkuyorum; yoksa yalnız kalma korkum çok yüksek olduğu için mi kendimi iyice bu hale sokuyorum, bir türlü bulamıyorum (Bir özel çalışmada bana “Kendini yetersiz gördüğünden güvende olmak için (bazı yaşadığım olaylardan dolayı) kendini iyice yetersizliğe sokmuşsun,” demiştiniz.). Bu konuyu nasıl çalışmalıyım?
3. Sorum: Para yaratımım ile ilgili birçok konuyu çalıştım. Bilinçaltı kayıtlarımı ve korkularımı buldum. Hayatım boyunca sevmediğim işleri yaptığımı anladım. En yüksek korkum para yaratımımda kendimi yetersiz gördüğümdü. Yalnızlık korkumu bu konu ile ilgili çalışıyorum. Sevdiğim işi buldum, başladım yapmaya; fakat yine de para yaratımım gerçekleşmiyor. Seminerlerinizin birinde para yaratımı ile ilgili bir soruda “Suçlanma korkusunu bitir,” demiştiniz. Kendimizi suçlamak için mi parasız bırakırız? Ya da suçlanmamak için mi? Suçlanmamak için onaylanmak ve sevilmek için kendimizi parasız bıraktığımızı anladım ve çalışıyorum da. Fakat kendi kendimi suçlamak için, nasıl bir enerji anlamadım. Bana bunu açar mısınız? Teşekkür ediyorum.
Sevgiler,
CEVAP:
Gayet güzel bir çalışma ritmi yakalamışsın. O ritmini bozmadan üstbeninle kendi pişmanlıklarını kendin bularak ilerle. Bir başkasının şeker hastalığı için söylediğim bir laf senin için değildir. Senin için doğru olan senin üstbenine sorup aldığın cevaplardır. Dışarıdan kendine adaptasyonlar yapma.
Her korkunun içimizde yaşanmış iki ucu vardır. Hem yetersizliğimizden korkarız hem de yeterliliğimizden korkarız, hem yalnızlıktan korkarız hem de kalabalıkta ezilmekten korkarız. Hem başarıdan hem de başarısızlıktan korkarız. Bunların hepsini yaşadık. Bu nedenle çalışmalarını yaparken “O mu doğru, bu mu doğru?” diye akılla soru sorma. Bunların hepsi akıl soruları. Dünyada hiç kimsenin aklının ölçüsü sende yaratacağı değişimi anlamaya yetmez. Günlük hayatında yaşadığın her olayda üstbeninin işaret ettiği geçmişe ait günlerini anlarda bulup dönüştürerek yol alırsan basit, kısa ve net çalışabilirsin. Böylece “O mu bundan, bu mu ondan?” diye kendini gereksiz sorularla karıştırmazsın.
Bu devirde sadece içimizi temizleme planımız var. Sen içini üstbeninin gösterdiği ritimde dönüştürdükçe hastalığın zaten kendiliğinden geçer; para akışın da kendiliğinden sana doğru olur.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk
Tarih: 14 Haziran 2010
Konu: Sağlık / İçsel Temizlik Çalışması
SORU:
Göz problemi olan bir kişinin sorusuna Nil Avunduk’un verdiği cevap
CEVAP:
10 yıldan daha önce yaşadığın olayların içinde kimi görmek istemiyordun veya yaşadığın hangi kişinin nesini görmek istemiyordun? O yılları hatırlayıp bu soruları sorarsan kim olduğunu anlayacaksın.
Onun nelerine kızgın olduğunu bulup tespit et ve o kişide kendi aynalıklarını o tarih itibarıyla bul. Aynalık olarak gördüğün olayları, sen yine aynı tarihte ve önceki tarihlerde kime, ne zaman, nerede yapıyordun?
O yaptığını kabul et, böylece o kişinin sana aynalık yaptığını kabul et. Geçmişte yaşadığın diğer günlerdeki sahnelerini affedip sevgiye dönüştür. Bu çalışmanın finali, geçmişte yaşadığın o sahnelerdeki herkesi ve kendini affetmiş olmandır. Böylece görmek istemediğin hiçbir şey kalmayacak.
İyi çalışmalar,
Yolun açık olsun,
Nil Avunduk

Nil Avunduk bu seminerinde;
AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.
devamı için tıklayınızdetay için lütfen “Seminer Programı” sayfasına bakınız.
devamı için tıklayınızBu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.
İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk