Tarih: 30 Ocak 2009
Konu: Üstben

SORU:

Siz ilk defa üstbeninizle nasıl iletişim kurmayı başarmıştınız? Örnekle anlatabilir misiniz?

Teşekkürler, sevgiler,


CEVAP:

Bir gün hayatımda çok öfkelendiğim bir an yaşadım. Ben hayatım boyunca asla yalan söylemediğim ve yalana hiç tahammül edemediğim halde, o hafta sanki bütün dünya anlaşmış gibi, her merhaba dediğim insan yalan söylüyordu. Ve tam o gün çevremde o anda kaç tane insan varsa -ki büyük bir kalabalığın içindeydim- hepsi yalan söylüyordu. O an da son bir haftadır yaşanan hep yalan söylenen ortamların devamı olan bir andı. Artık tahammülüm son noktasına gelmişti. O kişilerin bulunduğu yerden çıktım ve caddede yürümeye başladım ve sadece yukarıya, Allah’a isyan ediyormuşum gibi ellerimi de havaya kaldırarak, “Ben yalancılıktan nefret ederken ve hiç yalan söylemezken neden etrafımda bu kadar yalancı insan var?” diye yüksek sesle soru sordum.

O anki enerjim bunun gerçek sebebini duymaya hazırdı ve kararlıydı. O soruyu duysam da olur duymasam da olur tarzında sormamıştım. “Bunun cevabını kesinlikle istiyorum,” tarzında sormuştum ve bu inançla sormuştum. O an içimden bir enerjinin yükseldiğini hissettim ve sadece tek bir kelime duydum. “Sen yalancılıklarına bak!” İlk duyduğum üstben sesi buydu. Ve aynı öfkeyle ona cevap verdim. “Ben asla kimseye yalan söylemedim!” dedim. O anda gözlerimi kapatmıştım. Gözümün önünden bütün hayatım film şeridi gibi geçti. Çocukluğumdan bugüne kadar hiç doğru konuşmadığımı gördüm.

İşte, üstben böyle bir şeydir. Cevabını duymaya kararlı olduğun ve cesaretli olduğun anda, sana gerçek doğrunu söyler. Böylece o gün aynaların ne olduğunu anladım. Bende olmayan hiçbir şeyi dışarıda göremem.

Bu konuda çalışmanı devam ettirirken sana yardımcı olması açısından seminer kaydımın bulunduğu Üstben-konulu seminer CD’sini (mp3 formatında da mevcut) alarak ilerleyebilirsin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk




Tarih: 04 Mart 2009
Konu: Bilim- Üstben

SORU:

Bizim varoluşumuzda rollerimizi seçtik, seçildik ve düşünce enerjisi olarak geldik. Bunun asıl bilimsel açıklaması nedir?


CEVAP:

Ben bilime olan inancımı bitirdiğim için ve her sorumun cevabını kendi içimdeki üstbenden aldığım için bu sorunuzun bilimsel açıklamasını bilmiyorum.

Dünyada var olan her sorunuzun evrensel doğru cevabı sizin içinizdeki üstbenden gelir. En basit tarifiyle içiniz, evrenin ansiklopedisidir. Siz bana bilimsel diye tarif ederek soru sorduğunuzda, benim içimdeki sonsuz cevaplara sahip olan üstbenimin ansiklopedisini bırakıp dışımdan gelen, sık sık değişen küçük bir kitaptan cevap vermemi bekliyorsunuz.

Bilim dediğiniz ve dıştaki cevaplar dediğiniz her şey, her yıl değiştiği ve her geçen gün birbiriyle çeliştiği için ve sıkıştıkları zaman da cevabı bulamayıp havada kaldığı için birlikte yaşadığım otuz tane korkumu sevgiye dönüştürdükten sonra, bilime duyduğum inancı ve ihtiyacı bırakarak bütün sorularımın cevabını üstbenimden almaya başladım.

Sıkıştığınız ve dışarıda cevap bulamadığınız her an, size tavsiyem, derin bir nefes alıp vermeniz ve sonra yüksek sesle çok basit bir hale getirerek sormak istediğiniz soruyu sormanızdır. Cevabı içinizden gelecektir. Cevabı dışarıda değil, içinde bulacaksın.

Ayrıca, bir tavsiyem de konulu seminer CD’lerimden Üstben seminerini alıp dinlemeniz.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 05 Mart 2009
Konu: Bir Üstben Konuşması – Üstbenle iletişim

SORU:

Bu çalışmaların en temel kısımlarını, uzun bir süre geçmesine rağmen, hala içime tam oturtamadığımı görüyorum. Bu yüzden unutuyorum ve ara ara kendime hatırlatmam, üzerinden tekrar gitmem gerekebiliyor. Yani tam hissetme haline henüz geçemedim.

Az önce kendi kendime konuşup dururken böyle bir tazeleme anı yaşadım ve çok güzel geldi, sizinle paylaşayım istedim.

Ben istiyorum ki, dışımdaki olaylar değişsin ki, ben onlardan dolayı yaşadığım üzüntüleri, acıları yaşamayayım. Sanıyorum ki, dışımdakiler değişirse ben zaten mutlu olurum. Mutlu olmam ve üzülmemem, onların benim isteklerimi yerine getirmelerine bağlı. Getirmiyorlarsa da ortamdan  çıkarak kendimi korumaya ve kurtarmaya çalışıyorum. Böylece acıdan kaçmış oluyorum.

Üstbenim tam bu sırada çok güzel araya girdi, hatta beni birlikte yakaladık. Dedi ki: “Sen değişmedikçe dışındaki olayları değiştiremezsin. İçinde bulunduğun ortamı ve orada yaşadıklarını içinin enerjisi belirliyor. Yani içinde korkuların olduğu için zaten bu olayları yaşıyorsun veya isteklerine kavuşamıyorsun. Sen içini temizledikçe dışında yaşadıkların kendiliğinden değişecek, güzelleşecek. Onları müdahale ederek, şikayet ederek, terk ederek, kaçarak veya katlanıp bekleyerek değiştiremezsin. Katlanarak beklemenin sonunda varacağın yer isteklerinin gerçekleşmesi olsa bile katlanma enerjin seni rahat bırakmaz ve huzurda kalamazsın. Sen içini değiştir, temizle ki; dışın tamamen içine bağlı, o da değişsin.”

Teşekkürler, sevgiler,


CEVAP:

Üstbenin sana çok güzel şeyler söylemiş. O söylediklerini yazıp tuvalet masanın üzerine as. Her sabah onu okuyarak güne başla.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 17 Nisan 2009
Konu: Üstbenle buluşmalar ve  içsel temizliğin  gideceği yer

SORU:

Üstbenimi sizin seminerlerinize ilk gelmeye başladıktan sonra duymak için talepte bulundum ve 3–4 ay sonraydı sanırım, sahilde kulağımda bir şarkıyı dinlerken o şarkıyı üstbenimin bana söylediğini  hissettim. Gözyaşlarına boğuldum ve kendimi 20 dakika kadar çok garip, uçuyormuş gibi hissettim. O şarkıyı onun söylediğine tam kalbimden emindim. Artık cevaplarını öyle tam kalbimde hissetmiyorum, hep egom konuşuyor. Ona tekrar öyle ulaşmak için ne yapmamı önerirsiniz?

Bir sorum daha var, sizin seminerinize iki sene evvel  ikinci  gelişimdi. O seminerden sonra bir hafta kadar ben hiçbir korkum  olmadan yaşadım. İnanılmaz bir bendi o. İstediğim bendi, özgür bendi.  Reddedilme korkusu, terslenme korkusu olan ben, sokakta olur olmadık  herkese, bir saniye düşünmeden aklıma gelen soruyu sordum; bana ne  diyeceklerini ve sonuçlarını hiç düşünmeden hareket ettim. Sonra  birden bitti. Ne oldu hocam? Bu neydi? Üstben bana çalışmam için istediğim beni mi gösterdi?


CEVAP:

Sen içsel çalışmalarını yaptıkça, korku enerjilerini dönüştürüp zihnini temizledikçe üstben fırsat bulduğu anlarda seninle böyle güzel bir enerjisel temasa geçebilir. Bunu takip ettikçe yakalayamazsın.

İkinci sorunun cevabı; üstben sana böyle bir çalışmanın sende yaratabileceği sonucu güzel bir mucize olarak göstermiş. Belki bu senin inancın için ihtiyacındı. Önemli olan mucizeyi senin içsel ritminde nasıl kullandığın.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 17 Nisan 2009
Konu: Üstbenden bir mesaj

SORU:

Nil Hanım,

Bir gün iş yerimde eşimle yaptığım telefon konuşmasında, “İçimi mutlaka temizlemem gerekiyor,” dediğim anda, dışarıda tam karşımda bir kamyon durdu. Bembeyaz bu kamyonun üzerinde büyük harflerle sadece, “EN İYİ TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR” yazıyordu. Bunu üstben mesajı olarak kabul etmem doğru mu?


CEVAP:

Evet, üstben mesajı olarak kabul edebilirsin. Biz bir yandan geçmişimizi temizliyoruz, dönüştürüyoruz, yani geçmişte ektiklerimizi sevgiye dönüştürüyoruz; bir yandan da yeni olumsuzluklar ekiyoruz. Tahmin ediyorum ki üstbenin sana, “Tamam, geçmişini temizliyorsun; ama bir yandan da bari yeni olumsuzluklar ekme,” demek için o kamyonu göstermiş olabilir.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 10 Haziran 2009
Konu: “Üstbenimi duyamıyorum?” / Üstbenle İletişim

SORU:

Sevgili Nil Hanım,

Ben üstbenimin sesini bir türlü duyamadığımı düşünüyorum. Reiki 3 seviyesini almıştım. Acaba bu enerjiyi kullanmamın nasıl bir yardımı olur? Ve tabii ne şekilde kullanacağımı da bilemiyorum.

Şimdiden yardımlarınız için teşekkürler.

Sevgiyle kalın,


CEVAP:

“Üstbenimin sesini duyamıyorum,” dedin, ama üstbenine ne sordun da sana cevap vermedi? Biz üstbenimize soru sormayı bazen bilemiyoruz. Sorgular tarzda soru soruyorsan, kızgınlık enerjisiyle soru soruyorsan, zaten cevabı alsam da ben bildiğimi yapacağım şeklinde soru soruyorsan, gelecekle ilgili soru soruyorsan ve başkası hakkında soru soruyorsan bunlara üstbenden cevap alamazsın.

Üstbenle nasıl çalışıldığı ve üstbene ne şekilde sorular sorulduğu konusunda yapılan üstben etüd çalışmaları var. Bu seminerlerin CD kayıtlarını www.icimdekiyolculuk.com.tr internet sitesinden alabilirsin.

Üstbene doğru soru sorduğun zaman, içinde ona karşı duyduğun inançsızlık enerjisi de o anda yoksa o zaten aslında her an senin her soruna cevap veriyor; ama sen onun verdiği cevabı beğenmiyorsundur. Belki senin aklında başka cevaplar vardır.

İnternet sitesindeki seminer alanında daha evvel yapılmış üstben etüt seminerlerinin arşiv yayınları var. Onlardan herhangi bir tanesini alıp karşısına geç ve salonda sanki o semineri izliyormuş gibi iki saat o seminerin karşısında ol. O zaman neden üstbenle daha rahat diyaloga giremediğini keşfedebilirsin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 10 Haziran 2009
Konu: Üstbenle çalışmak

SORU 1:

Merhaba Hocam,

Dün size yazmıştım, çalışmalarımın verimli olduğuna inanmadığım için, yanlış çalıştığımı düşündüğüm için ve sıkıldığım için karar verip verip bir türlü düzgün çalışamadığımı. Üstbenimden dün sabah bir şey istedim: “Haydi, benim korkularımı, gerçekten ne çalışmam gerektiğini iyice bir yüzüme çarparak göster bugün, söyle en hayatımı tıkayanlarını!” dedim.

Dediğimden beri tam bir kabus içerisindeyim. Dün size fark ettiklerimi yazmıştım ama akşama doğru çok kuvvetlendi ve akşamı ağlayarak geçirdim.
Ormanda bisiklete binmeyi çok severim. Biraz rahatlamak için, hem de “Dışarıda başıma neler gelecek bakalım?” diye  bisiklete binmeye çıktım.

Ben yurt dışında yaşıyorum ve yanımdan geçen herkesin sanki beni tenkit edebileceğini ya da yanlış bir şey yaptığım için beni uyaracağını hissederek dolaştım. Normalde çok sevdiğim bisiklet turum da  bir acayipti. Daha sonra istediğim yere de gidemedim. Bir koşu vardı ve bir kadın beni durdurup “Koşucular bitene kadar gidemezsin,” dedi. Geri dönmeye çalışırken de diğer koşucular yolu tıkadı, ortada bisikletimle bayağı bekledim. Beklediğim sırada biri düştü bayıldı ya da bacağını kırdı, ambulanslar geldi, yol iyice tıkandı. Yanlış bir şey yapmaktan korktuğum için orada herkes gidene kadar bekledim. Kendimi bu ülkede ne kadar da çirkin ördek yavrusu gibi hissettiğimi fark ettim.

Akşama doğru iyice dışlanmış ve yalnız hissederek ağlayarak eve geldim.
Gece de saatler süren aynı rüyayı gördüm, şu anda kendime gelemiyorum. Sevgilim başka bir kızla birlikte oluyor ve ben onu kaybetme korkusundan kendimde ondan ayrılacak gücü bile bulamıyorum, sürekli ağlıyorum rüyamda, en sonunda “Bunu yapmalıyım,” diyerek ayrılmaya karar veriyorum ondan (sanki bu konuda yaptığım o azıcık çalışmanın gücü o), ama pişman olup “Bana geri dön!” diye yalvarması ümidiyle. Öyle de oluyor gibi ama tam değil. “Bana geri dön ama başkalarıyla da olacağım,” der gibi bir hali var. Karşılıklı saatlerce ağlıyoruz.

Şu anda bu his içerisindeyim hala. Rüyam sanki gerçekten olmuş gibi, kendimi tuhaf hissediyorum. Yine sürekli ağlamak istiyorum, hayatımın her bakımdan boş ve güvensiz olduğunu, kendimi boşlukta ve kayıp  ve amaçsız hissediyorum.

Siz “Üstben bir gün içerisinde aynı korkuyu gösterir,” demiştiniz, ama sanki bana bir sürü korku gösterdi. Bulduğum en  büyük korkular: Dışlanma, aldatılma, tercih edilmeme, değersizlik, sevilmeme. Şu anda yine “Acaba bunlar için nasıl çalışmalıyım?” duygusu içerisindeyim. Çalışmadan zaten bu kabustan çıkamayacağımı biliyorum. Size de ne soracağımı bilmiyorum, o kadar kötü durumdayım, belki biraz yorum yaparsanız ne yapabileceğim hakkında, çok sevinirim. En azından korkularımı doğru fark edebilmiş miyim?

Eskiden tuttuğunu koparan, her şeyin en iyisini yapan, her istediğini yapabileceğine inanan ben gideli çok oluyor. Her geçen gün biraz daha batıyorum sanki…  O kadar ki artık hayallerim bile yok ya da zaten nasıl olacak ki diye kurmuyor olabilirim. O kadar inançsız durumdayım ki…


SORU 2:

Ben bu çalışmaları yapmayı çok istiyorum ama bir şekilde yapamıyorum, yapmaya başlıyorum, içten hissedemediğimde olmuyor diye içten içe sinirleniyorum, o zaman da çalışma enerjisinden zaten çıkıyorum. Hatta sinirlenip üstbenime isyan ettiğim bile oluyor. “Mademki sevgi olmamı istiyorsun, neden her şeyi bu kadar bulmaca gibi yapıyorsun? Ne anlamı var? Açık açık söyle, duyamıyorsam bağır, içimden çığlıklar at, ben de kolayca çalışayım!” diyorum ona. Egom da bir yandan “Ohoo, ne nazlı bir üstben bu, duyacaksın da doğru olacak da çalışacaksın da…” gibi düşüncelerle iyice canımı sıkıyor. Bazen, çok nadir olarak, çok güzel çalıştığım dönüşümleri hissettiğim zamanlar da oluyor; ama onlarda bile, “Acaba tamamen temizledim mi ki bu sahneyi, kendiliğinden mi pembe oldu, ben zorla mı yaptım?” gibi düşünceler içerisindeyim.

Sürekli kararlar veriyorum, “Tamam,” diyorum, “olmasa da çalışacağım, elbet sonunda olacak”, olmayınca sinirleniyorum. Bir ara şimdi yanlış olduğunu bildiğim bir plan yaptım, korkularımın listesini çıkardım, her gün aynı sırayla çalışıp  aynı olumlamaları yapıyordum; ama ne zorlukla, arada saate bakarak en az iki saati doldurmaya çalışıyordum ki kendimi iyi hissedeyim, en azından denemiş olayım. Ama otomatikleşti ve onu da bıraktım.

Şimdi yine bir şey deniyorum hocam. “Üstbeniniz sizi çalıştıracak, plan yapmayın,” dediniz, ben de bu sabah üstbenime dedim ki, “Benim önümü en çok kapatan korkum, enerjim ne? Şöyle bir yüzüme çarp, göreyim. En azından onu çalışayım bir süre, karşılık alayım ki inancım güçlensin. Bir korku bulamadım ama şunları fark ettim ve not aldım:

1- Sürekli bir şeyler kırıyorum; tabak, bardak gibi. Bunun neden olduğunu üstbenime sordum, yine o hızlı gelen otomatik cevap geldi, egodan geldiğine eminim: “Kendin ol” diyor sürekli.

2- Sevgilimin başkasına aşık olmasından çok korkuyorum. Onu yalnız bırakmamak için gitmek istediğim yerlere gitmekten vazgeçiyorum ki benim kontrolümde olsun. Bunun altında birçok şey fark ettim. Onun önceden birlikte olduğu kızlar ikimize göre de özelliksiz, korkum onlardan değil, ama etrafında benden değişik özelliklere sahip kızlar da var şimdi. Benden sıkılmış olabilir, o yeni özellikleri çekici bulup onlara aşık olabilir diye korkuyorum, hatta düşününce fiziksel bir rahatsızlık bile hissedebiliyorum. Bunun için “Ben kendi içimde …….sız tam ve bütünüm,” olumlaması yapıyorum, iyi geliyor.

Bunun altındaki korkularımı şöyle buldum:  Aldatılma, tercih edilmeme, vazgeçilme. Tercih edilmeme diye bir korku olabilir mi?

3- Eve aldığım çiçeklerden birine az su verdim ve kurudu, bugün onu çöpe attım, böyle şeyler olduğunda çok üzülüyorum. Kendime dedim ki: “Bu çiçeği aldın ve su vermekten acizsin, zavallıyı öldürdün!” Kendimi ona karşı suçlu hissettim. Eskiden beri canlı cansız her şeye acıma huyum var, ilkokulda yeni kalem alıp onu beğendiğimde eski kalemime bakıp ağladığım olurdu. Onu kafamda konuşturur acı çekerdim. Bu ne korkum bilmiyorum. Suçlanma gibi geliyor, doğru mu?

4- Yurt dışında yaşıyorum ve bu Avrupalı, benim doğup büyüdüğüm ülkeden daha gelişmiş bir ülkede yaşayan insanların yanımdan geçerken beni tenkit etmesinden ya da yanlış bir şey yapıp onlar tarafından uyarılmaktan ya da onlar tarafından beğenilmemekten korkuyorum. Bunun için aşağılanma korkumu buldum. Sizce doğru mu?


CEVAP:

Senin iki mektubunu da okurken gözümün önüne benim lise yıllarındaki çözmeye çalıştığım havuz problemleri, fizik problemleri, geometri problemleri, kimya problemleri geldi. Hatırlar mısın, onları çözemedikçe hocalar tutardık ve onları çözmeye çalışırdık. “Neden bu kadar karışık ve niçin çözmeliyiz?” diye hiç kendimize sormazdık, çözmedikçe kendimizi geri kalmış, aşağılanmış, sevilmiyor, beğenilmiyor, istenmiyor hissettikçe daha da çözmeye çalışırdık; hiç sorgulamadan sanki bunları çözmekten başka bir görevimiz yokmuş zannederek.

Yani senin anlayacağın, 15 yıla yakın zamanda okuduğumuz okullarda anlamadığımız birçok şeyi anlama mecburiyeti hissederek öğrenmekten de başka çaremiz olmadığını düşünerek o KARMAKARIŞIK bilgileri anlamaya çalışırdık.

Şimdi, böyle eğitimlerden geçmiş bir kişi olarak üstbeninin sana azıcık karışık göstermeye çalıştığı cevapları neden bu kadar kızarak ve onunla güreşerek almaya çalışıyorsun? Sana bu tarifi yapmaktaki gayem, kendi içini temizlemeyi büyük bir külfet olarak gördüğünü, halbuki bu hayata sadece kendi içini temizlemek için geldiğini fark etmeni sağlamak.

Senin de içindeki bütün olumsuz yönlerini, korkularını, öfkelerini ve kızgınlıklarını yani içinde keşfettiğin bütün negatif enerjilerini dönüştürmen gerekiyor.

Bunları yaparken sanki büyük bir külfetmiş gibi yapma, üstbeninle dövüşerek yapma, böyle bir sistemle karşılaştığın için ve bu sistemi kullanmış, hayatlarındaki güzel değişimleri yaratmış hocaların yazdığı kitapları severek ve onların içinden kendine güzel örnekler çıkararak ve de en önemlisi kendini çalıştırmayı severek yap. Şu anda görünürde senin bütün problemin, senin bu çalışmaları severek yapmaman ve her şeye önce şikayet enerjisi ile başlaman.

Bir başka konu da, şu anda yaşadığın memlekete ne düşünürken yerleştiğin, orada ne arayıp da ne bulduğun ve neden oradaki insanları gözünde büyüttüğün, kendini neden kendi gözünde küçülttüğün. Tüm bunları yazıp listeleyerek çalışabilirsin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Tarih: Eylül 2010

SORU:

Merhaba,

Sanırım sorumun cevabını aldım sitenizde. Bir seçim yapmalıydım, gelecek sene yani bir hafta içinde lise son sınıfa geçeceğim ve Türkiye’de mi yoksa yurt dışında mı okuyacağıma karar vermeliydim.

“Herkes kendi geleceğini anda yaratır.” Her şey bu kadarsa… Ve eski seçimlerimizin bizim için anda yaratılanı tıkamaması gerekiyorsa, nasıl seçim yapacağım ki? “Kendi doğrunu seç,” diyor üstbenim, o hep güzel konuşuyor ama benim çok fazla korkum var. İstediğimi seçtiğim zaman insanlar beni onaylamaz, belki suçlarlar (isteğim üniversiteyi okumamak çünkü bu çalışmalara devam ettiğimde elbet bırakacağım okulu mokulu, özgürce yaşayacağım. Ama bir yanım da “Nereden biliyorsun?” diyor, “Nasıl emin olabiliyorsun? Bu senin yolun, yürü.” Hangisinin ne olduğunu tam ayırt edemiyorum). Nasıl para kazanacağım korkusu var sonra, babam hep “Para kazanmak zordur,” der, “çok çalışman gerek.” Tüm bunlar zihin ve korkular ve bunları dönüştürmek için zamana ihtiyacım var; ama benim bir hafta içinde seçmem gerek. zorundayım. (Bu tür kelimeler de esir olma korkusuna giriyor. Ama o kadar çoklar ki! Hepsini bir anda dönüştüremem. “Değişim andadır,” diyor üstbenim, henüz inanmıyorum ona. Bir de bunun için kendimi suçluyorum.)

Türkiye’de mi kalacağım, yurt dışına mı gideceğim? Üstbenim “İkisini bir et,” dedi. “Nasıl?” dediğimde “Herkesle birim,” geldi; ama geri kalanları tam duyamıyorum. Onun bir şeyler söylediğini duyuyorum; ama sanki ağzına biri bir şey tıkamış gibi.  Sanırım o benim ya da egom. Şu an ikimiz oldukça yakınız. Bir keresinde “Göster,” dedim. Önce “Türkiye,” dedi, sonra her iki sınıfı da gösterdi. Türkiye’de kalacak olanların sınıfı daha parlaktı ve aslında kendimi orada güvensiz, her an aşağılanacak gibi hissederken (o sınıfta devamlı güce giriyordum ya da kendimi kapatıyordum, hocaya acıyordum bunca insanla başa çıkmak zorunda diye; ama bunlar başka bir çalışma konusu) herkes gülümsüyordu ve yerlerine oturmuşlardı. Üstbenim bana bunu gösterdi ama hala güvenmiyorum. Sonra “Yurt dışına gidecek olanların sınıfını göster,” dedim. Oradaki insanları tanımama ve daha çok sevmeme rağmen onları gördüm; ama gülümsemiyorlardı ve hafif sepya rengi vardı sınıfta, huzurlu değildi diğerinin aksine. Ama şimdi onca korkuyla nasıl gideceğim ve çaat diye sınıf değiştireceğim? “Değiştirme o zaman,” diyor biri. Üstbenim mi bilmiyorum, değil galiba. Sınıf değiştirirsem beni kabul edecekleri ne malum? Orada arkadaşlarım var ama onların da düzenini bozmak istemem. (“İstenilmeme,” dedi üstbenim,  “tercih edilmeme.”) Haydi, diyelim ki Türkiye’yi seçtim. ÖSS’ye girmekten ödüm kopuyor. Çünkü çok çalışmam gerek. Hem “DİL’den mi yoksa TM’den mi gireceğim?” diye sorduğumda TM dedi üstbenim (Galiba. Şimdi yine pamuk tıkandı sesine).  “Peki, TM’de ne okuyacağım?” dediğimde bir şey demiyor. Duyamıyorum. Siyahlık gibi. O soruya cevap vermiyor. Gelecek olduğu için mi? Ama herkes anda geleceğini yaratıyorsa  nasıl emin olabilirim bu seçimlerden?
“Çalışacağım,” diyorum ama kendime de tam güvenmiyorum. Uyuyakaldığım oluyor, üstbenimin sesini duyamadığım ya da benim hayır dediğim egoyu seçerek.
Çalışmaya başlayacağım.

CEVAP:

Senin yaşlarındayken benim en çok istediğim şey dışarıda gittiğim falcıların evde olmasıydı. Çünkü o gidip sorduğumuz, hayatımızı yönlendirmeye çalışan, hayatımızı onlara sorarak yönlendirdiğimiz falcıları sorularımıza cevap verme mekanizması olarak evimde her an her saat isterdim. Yani senin sabah saat 5′te sorular sorarak zihninde dönen bütün kurgulara cevap araman gibi konuşma imkanı bulacaktım. Bunların benzerini ben de yaşadım. Sen de benim üstben diye öğrettiğim bir bilgiyi alıp kendine oyun olarak kullanmaya başlamışsın.

Üç mektubunu da okudum, içinde arasıra üstbenin sana ulaşabilip söylediği birkaç kelime var; ama sen bu kelimeleri alıp kendinde dönüştürerek ilerlemeni sağlamıyorsun. Aynı anda onu farklı sorularla daha merak ettiğin yerlere çekmeye çalışıyorsun. Mesela sana istenmeme ve aşağılanma korkusu olarak belirttiği bir yerde senin o andaki adımın çocukluğundan bugüne kadar istenmediğini ve beğenilmediğini düşündüğün bütün sahnelerine girip orada bu korkuları çalışıp o sahneleri dönüştürmekken gereksiz sorularla kendini tekrar karıştırıp hayatında şikayet ettiğin her şeyi -ki bu çok doğaldır, buluğ çağı şikayetleridir- sanki bu çalışmaları ciddi yapıyormuşsun, faydasını görmüşsün, hayatını bu çalışma yönlendiriyormuş, üstbenin seni yönlendiriyormuş zannedip dışarıya da zannettirmeyi bırakman lazım.  Şu ana kadar gönderdiğin hiçbir mailda anlattıkların benim öğrettiğim çalışmalarla uyuşmuyor.

Benim sana tavsiyem bütün bu çalışmaları uyguluyormuşsun gibi davranmayı bırakıp ailenin yönlendirdiği şekilde okuluna devam etmen.

İyi okumalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Haberler

NİL AVUNDUK’UN 11 NİSAN 2012 TARİHİNDE YAPTIĞI VE AYNALIK SİSTEMİNİ ANLATTIĞI SEMİNERİ mp3 SESLİ SEMİNER VE VİDEO SEMİNER OLARAK ÇIKTI…

24 Nisan 2012

Nil Avunduk bu seminerinde;

AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.

devamı için tıklayınız

NİL AVUNDUK’UN YENİ DVD’Sİ İÇSEL TEMİZLİK SİSTEMİNİN UYGULAMALI ANLATIMI-5 ÇIKTI…

1 Nisan 2012

Bu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.

devamı için tıklayınız

Siteyi Kullanım Önerisi

19 Ağustos 2010

İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk

devamı için tıklayınız