Tarih:

10 Mart 2008

Konu:

Yaratım

SORU:

Ben geçen hafta sonu Nil Hanım’ın iki günlük seminerine katılmıştım. Ve o anda pek aklıma takılmayan, sonradan sorma ihtiyacı duyduğum bir şey var. Seminerin sonunda bir arkadaşımız yaratımla ilgili, “Ben bir ilişki yaratmak istiyorum, fakat bunu şekillendirirsem gücü kullanmış olmaz mıyım?” diye bir soru sormuştu. Nil Hanım ise, “Sadece iste; ama geleni tüm haliyle kabul et, hatta  zenci ve delik çoraplı olsa da,” demişti. Hatta hepimiz gülmekten kırılmıştık.

Peki, kitaplarda yazan yaratıcı imgelemeye ne olacak o zaman? Yani ben bir ev yaratmak istersem? Biraz kafam karıştı. Beni daha çok aydınlatırsanız sevinirim.

Kıbrıs’tan sevgiler,


CEVAP:

İnsan düşüncesi en büyük enerjidir. Yapacağımız, sadece bu düşünce enerjisini sevgiye kanalize etmek. Evi de sadece sevgi enerjisi ile istiyorsan bunu yaratmak çok kolay. Gözlerini kapat, derin bir nefes al ver, gözünün önüne kendinin yaşayabileceği, huzuru hissedebileceğin bir evin bütün özelliklerini ve dekorunu getir. Yaratım o anda başlar. Senin zihninde bununla ilgili olumsuz bir kayıt varsa zaman zaman durur. Bu yaratım ağırlaşır, senin bu önündeki olumsuz kayıtlarını bulmanı bekler. Bu kayıtlarını bulman için de çeşitli şekillerde dışarıdan veya içeriden mesajlar gelir.  Sen bunları algılar, fark eder ve olumluya dönüştürürsen yaratımın gerçekleşir.

Bilinçaltı seminerimin CD’sini alarak çalışmaları yapabilirsin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih:

05 Şubat 2009

Konu:

İstemek

SORU:

Sevgili hocam,

İstemek, yaratım, beklentiye girmek ve o konu ile ilgili hayal kurmak arasındaki ince çizgi nerededir? Bazen bir şeyi yaratmak isterken beklenti ile yaratımı tıkadığımı hissediyorum, o yüzden hayal kurmak istemiyorum. Bu konuyu netleştirirseniz sevinirim.

Teşekkürler,


CEVAP:

Yaşam içinde her şeyi isteyebilirsin. İstediğin her şeyin sana gelmesi en doğal akış. İçimizdeki korkulardan bu doğallığı yakalayamıyoruz. Her şeyi önce isteyeceksin; olmuyorsa bunu durduran korkularını bulup sevgiye dönüştürdükten sonra, o istediğin konu senin doğrun ise üstbenin hayatına getirir. Senin doğrun değil de gereksiz bir istekse, önünü temizlediğin için başka bir gelişin önü açılacaktır ve otomatikman da ilk isteğin doğal olarak düşecektir. Bilmeden yolunu kapadığın, senin için doğal olan yaratımın senin önüne gelecektir.

Bu anlatımdan da şunu anlayabilirsin; aklımla istemeyi bırakıp kendi içimi her adımımda temizledikçe evrenin güzel sürprizleriyle karşılaşacağım, hatta aklımın dahi almadığı kadar güzel sürprizlerle karşılaşacağım. O zaman beklenti de düşüyor, çünkü beklenti aklımın varlığı kadardır, halbuki zekam evrenin sonsuzluğudur. Ben aklımla beklemeyi bırakıp zekamla evrenin sonsuzluğundaki mucizelere açılacağım. Aklım küçük zekam büyüktür. Aklım sınırlı, zekam sonsuzdur. Aklımın beklentileri küçük, evrenin mucizeleri büyüktür.

Bu konuda konulu seminer kayıtlarımın olduğu CD’lerimden Bilinçaltı Çalışması CD’siyle (mp3 olarak da mevcut) çalışarak çalışmalarını ilerletebilirsin.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih:

26 Haziran 2009

Konu:

Kendiniz için sevdiğiniz şeyleri nasıl yaratabilirsiniz?

SORU:

Sevgili Nil Hocam,

Bir seminerinizde “Kendiniz için sevdiğiniz şeyleri nasıl yaratabilirsiniz? Sorun,” demiştiniz. Ben de bunu not almışım ve bununla ilgili bugün bir çalışma yaptım. Çünkü bununla ilgili tıkanıklığım vardı. “Ben sevdiğim şeyleri nasıl yaratabilirim?” diye sorduğumda içime, “Gerçekten isteyerek, kalpten isteyerek, korkularını temizleyerek, kendi yaratımına inanarak, olumsuz bilinçaltı kayıtlarını temizleyerek, kendini gerçekten severek, herkesi ve her şeyi sevgi görerek, evrenin sana verdiklerini kabul ederek” cevaplarını aldım.

Aslında bunları sizinle de paylaşmak istedim ve çalışmam doğru yolda mı, sormak istedim. Aslında benim için doğru, çünkü içim bunları söyledi. Fakat bu benim için önemli olduğundan, belki başka çalışmada önerebilirsiniz diye size de yazdım. Ayrıca kendi yaratımıma olan inancımı kaybettiğim yerleri ve zamanları da  bulup çalıştım.

Sevgiler,


CEVAP:

Merhaba,

Çalışmaların doğru.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih:

15 Ağustos 2009

Konu:

Hayal ettiğim güzellikleri  nasıl yaratabilirim?

SORU:

Merhaba Nil Hanım,

Sizi yeni girdiğim bir iş ortamında isminizin sürekli yinelenmesi ve kitabınızın hediye edilmesi ile tanıdım. Öğrencileriniz eğitimlerinizden aldıkları ile kendilerine çok farklı bir yol çizmişler ve asla geri dönmek istemiyorlar geçmiş yaşamlarına. Toplulukta farklı oldukları dışarıdan bile belli oluyor.

İlk etapta her şey negatifliklerden temizlenme, kendi mutluluğumuzu ellerimizle inşa etme gücü gibi görünse de anlattıklarından anladığım kadarıyla bir reenkarnasyondan da bahsediyorlar gibi bir his doğdu içime. Çünkü sadece şimdiki hayatlarını değil, bundan önceki hayatlarını da temizlediklerini anlattılar. Anlamakta güçlük çekmedim dersem yalan olur. Hatta ürktüm. Öyle ya, geçmişte o kişiler katil mi, cani mi, yoksul mu, zengin mi, bunu öğreneceklerdi. Bu çok büyük bir cesaretti. Gerçeklerle karşılaşmak için cesur olmak gerekmez mi? Elbette ama beni geçmişim değil, şu anım ve geleceğim ilgilendiriyor diye düşünüyorum.

Ama her şeye rağmen çok etkilendim. Ben tanımadığım kişiler için bile ağlayıp üzülebilecek kadar hassas bir insanım. Eşit şanslara sahip olmayan çocuklar için ağlayıp elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırım, “Elbette benim yardımlarımla milyonlarca aç ve hasta çocuğu kurtaramam ama safım bellidir,” diye düşünürüm. Herkesin mutlu olmasını istiyorum, ama herkesin. Kimsenin üzülmesine acı çekmesine dayanamıyorum. Haksızlığa uğramasına, önyargılı yaklaşılıp eleştirilmesine. Bütün bunlara dayanamayınca onlar adına onları savunuyorum, ağlıyorum, üzülüyorum, kahroluyorum; ta öteki kıtadaki insanlar için bile, bırakın ülkem insanlarını. Bir sihirli değneğim olsa dünyayı savaşların olmadığı, çocukların ölmediği, aç kalmadığı, herkesin sevildiği ve bunu gösterdiği, kinin, nefretin olmadığı, her şeyin eşitçe paylaşıldığı mutlu bir yer yapmayı çok istiyorum.

MUTLU… HERKES MUTLU olmalı, “Afrika’da doğmuş olmak onun seçimi değil, o halde ben mutlu iken o ağlamamalı, mutlu olmalı, aç olmamalı!” diyorum. Bunu başarmak bu kadar basitken neden insanlar hırslarının peşine neden düşerler, gözlerini kan bürümekte? Ben kendimle barışığım, mutluyum, huzurluyum, rahatım yerinde, kendim için kaygım yok, başkaları mutlu ise ben daha mutluyum. Ama benim endişem hep başkaları; bunun altında yine bana dair bir neden mi yatmaktadır acaba?

Dünya insanları, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine tanımadığım insanlar için üzülüp ağlamaktan, anne babası ölen çocuklara ne olacak diye endişelenmekten nasıl kurtulacağım? Dünyayı tek başıma değiştiremem ama… Yine de ümit etmekten vazgeçmiyorum.

Sevgilerimle,


CEVAP:

Eğer bu anlattığın duygularla ve düşüncelerle yaşamaktan memnunsan, bu sana huzur ve dinginlik sağlıyor ise ve tariflerinin haklı olduğunu ve doğru olduğunu zannediyorsan, ikinci soruyu da şu şekilde sor: “Peki, ben bu insanlar için olmasını istediğim, hayal ettiğim o güzel cenneti kendim için yarattım mı? Yoksa var olan bir ortamda huzurluymuş gibi, mutluymuş gibi, her şeyim tamammış gibi dolaşıyor muyum? Katlanıyor muyum, yoksa o ortamı ve içinde bulunduğum yaşamı değiştiremeyeceğimi zannederek güzelmiş gibi mi yapıyorum? Eğer diğer insanlar için hayal ettiğim o güzellikleri, kendim için bugün kurma şansım olduğuna inansaydım, kendim için nasıl bir hayatı kurardım, yani ben hayatımın mimarı olsaydım kendime ne tasarlardım?”

Eğer bunun cevabı, sonunda, şu anda yaşadığın ortamla aynı çıkmazsa, “Peki, niye yapmadım? Yani ulaşamayacağım kadar uzaklardaki insanlara yardım edeceğime inanıyorum da, elimin altındaki bana niye bu güzellikleri vermiyorum, bana mani olan neydi?” diye soru sorarak kendi içinde adım adım ilerleyebilirsin.

Bu çalışmalarda önemli olan bir başkasının neleri gördüğü ve ne anlattığı değil, senin kendi hayatında nerede sıkıştığın ve o sıkışıklığın içinden neleri dönüştürerek geçeceğindir. Bu dönüştüreceğin sahne bazen dört yaşındaki bir olayı hatırlayarak olur, bazen de eğer gerekiyorsa geçmiş yaşamlarında yaşadığın bir görüntüyü görüp dönüştürürsün. Bazen de dün yaşadıklarına aittir. Demek ki, olayların geçmiş gelecek ve şimdide olmasının bir anlamı yok. Şu anki probleminin sebebi hangi andaysa o anı görüp sevgiye dönüştürürsün.

Benim sana tavsiyem, Konulu Seminerlerimin CD kayıtlarını edinmen. 6 adet çalışma semineri şeklinde düzenlediğim bu kayıtların ilkinde Aynalar Semineri var. Orada kızdığın, öfkelendiğin, sinirlendiğin bütün insanlarla aynı olduğunu bulacaksın. Özellikle o seminerde toplumda gördüğün bu tarifleri nerelerde ne şekillerde yaşadığını görebilirsin.

İkinci CD paketinde Korkular Semineri var. Bütün yaşadığın olumsuz anların altındaki korkuları bulabilirsin.

Üçüncü CD paketinde Affetme Semineri var. Geçmişte yaşadığın her anı ve kişileri sevgiye dönüştüreceksin.

Dördüncü CD kaydımda Bağımlılık Semineri var. Nelere, nasıl bağımlı olduğunu bulmalısın.

Beşinci CD’de yer alan Üstben Seminerinde, bu dünyada yaşarken bu dünyada sana içsel yolculuğunu yaptıracak olan üstbeninle nasıl buluşacağını ve onunla nasıl konuşacağını öğreneceksin.

Altıncı CD’de ise Bilinçaltı Semineri bulunuyor. Bu seminerde de çocukluğumuzdan bugüne kadar isteyip de elde edemediğimiz her hayalimizin altındaki olumsuz kayıtlarımızı ve o kayıtların altındaki korkuları bulacaksın ve en önemlisi yine aynı akşam, bugün isteklerini gerçekleştirebilmek için bilinçaltındaki olumsuz kayıtlarını bulup olumlularıyla yer değiştireceksin.

Bunun yanında iki yıl süreyle her hafta yaptığım Değişim Dönüşüm Salı Seminerlerimin kayıtlarını da 16 adet DVD’de topladım. Bu DVD’leri izlersen bütün sorularının cevaplarını orada bulabilirsin. Bu seminerleri sen kendin, kendi adına kendi içsel bakışınla ve kendi düşüncelerinle izleyip çalışırsan bundan sonraki günlerinde, “O onları anlattı, bu bunu yaptı, şu onu yaptı, diğeri yapamadı,” gibi düşüncelerinden kurtulmuş olursun. Her şeye sen kendince bakarsın. O zaman daha sağlıklı değerlendirmiş olursun.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 16 Kasım 2009

Konu: Düşünce enerjisinin yaratım gücü

SORU:

Merhaba,

İşimi sevmeyerek yapıyordum ve evrene diledim 3–3,5 aylık maaşımı verseler de gitsem kafama göre iş arasam diye. Dileğim değişik bir şekilde gerçekleşti. Şu anda iş yerim yeni bir organizasyon sebebiyle bana bundan dört sene önce yaptığım işi yapmamı teklif ediyor. Ben satış yöneticisiyken arabam, telefonum vesaire varken bana diyorlar ki “Sen artık telefonla satış yapacaksın ve de araban olmayacak ya da 3,5 aylık maaşını alıp gideceksin.” Fakat hamile olduğum için 3,5 aylık maaşım bana planlamış olduğum gibi iş arama sürecimde yetecekken şimdi en azından bebeğimi doğurup 6 aylık olana kadar yetecek bir para gerekmekte…

Öncelikle değerimin altında bir iş teklif etmeleri bunu da benim hamile olduğum için kabul etmek zorunda olmam beni oldukça üzüyor (Nisan’da doğum gerçekleşene kadar bana ve bebeğimi doğuracak paraya ihtiyacım olacak).

Ya bu işi kabul edip değerimi ayaklar altına alacağım ya da rapor alıp çalışmayacağım ve de onlarla savaşa gireceğim -ki ben bunu istemiyorum, kötü enerji ekeceğimi düşündüğüm için- ya da 3,5 aylık maaşımı alıp gideceğim. Fakat ben ne yapacağımı bulamıyorum, hepsi canımı acıtıyor. Bu noktada çok sıkıştım yardımcı olabilir misiniz?


CEVAP:

Düşünce enerjisinin yaratım gücünü anlamış olman lazım. İstedin, yarattın; şimdi o yarattığını beğenmeyip evrenle pazarlığa geçiyorsun. Benim sana tavsiyem, bu noktadan itibaren yaşamdaki olayların, düşüncenin ve insan enerjisinin ne kadar önemli olduğunu fark etmen gerektiği.

Ben bunu fark ettiğim gün -ki bu da senin fark ettiğin gün olmalı- büyük bir kararlılıkla içimi temizlemekten başka bir çarem olmadığını ve ömrüm boyunca yapacağım en akıllıca işin içimi temizlemek olduğunu anlamıştım. Ne güzel ki, yaşamın bu safhasında karmakarışık olmuşsun. Bundan sonra sadece içini temizleyerek ilerlemeni tavsiye ederim. En azından ömrünün sonuna kadar kendin için temizlenmiş, güzel bir hayat yaratırsın.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk



Tarih: 19 Nisan 2010

Konu:

SORU:

Nil Hocam,

Ben bundan üç dört ay önce bir yaratım çalışması yaptım, tam bana geliyorken bir heyecan duydum ve benden uzaklaştığını anladım. Size bunu sorduğumda bunun bana bir boy büyük olduğunu söyleyip beni bir olumlamayla yönlendirmiştiniz.  Size sormak istediğim şey, ben o çalışmadaki enerjiyle tekrar yüzleşecek miyim? Bazı olumlamalar yaptım.

Teşekkürler,
Sevgiyle,


CEVAP:

O yaratmak istediğin neyse onun sana ne faydası olduğunu tespit et. “Eğer o istediğim şey oluşursa bana  ne olur, ben bana ne olması için onu istiyorum?” diye sor. O oluşumun senin hangi korkularını mutlu edeceğini tespit et. Altta korku olan hiçbir yaratım senin istediğin gibi yaşanmaz. Korkuyla başlayan her enerji korkuyla biter.

Korkuların sevgiye dönüştükten sonra evrenin senin için yarattığı güzelliklerle buluşursun.

İyi çalışmalar,

Yolun açık olsun,

Nil Avunduk

Haberler

NİL AVUNDUK’UN 11 NİSAN 2012 TARİHİNDE YAPTIĞI VE AYNALIK SİSTEMİNİ ANLATTIĞI SEMİNERİ mp3 SESLİ SEMİNER VE VİDEO SEMİNER OLARAK ÇIKTI…

24 Nisan 2012

Nil Avunduk bu seminerinde;

AYNALAR nedir? AYNALIK tariflerini neye göre ve nasıl yaptığımızı, doğru ve gerçek aynalık tarifini nasıl yapacağımızı ve böylelikle de o aynalık tarifi ile dönüştüreceğimiz korkularımıza doğru bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi geniş bir şekilde anlatıp uygulamasını yaptırmaktadır.

devamı için tıklayınız

NİL AVUNDUK’UN YENİ DVD’Sİ İÇSEL TEMİZLİK SİSTEMİNİN UYGULAMALI ANLATIMI-5 ÇIKTI…

1 Nisan 2012

Bu DVD de Nil Avunduk’un 5 Ocak 2012 – 13 Şubat 2012 – 12 Mart 2012 tarihlerinde İstanbul’da vermiş olduğu üç ayrı seminer bulunmaktadır.
Bu seminerler ilk defa başlayanlar için de, uzun zamandır uygulayanlar için de çok önemli. İlk defa başlayanlar geçmişte ne hatalar yapıldığını algılayıp, kendi adımlarında bu hataları yapmayacak. Eskilerde ciddi bir şekilde kendilerini inceleyip nerelerde ne hatalar yaptıklarını bulacaklar.

devamı için tıklayınız

Siteyi Kullanım Önerisi

19 Ağustos 2010

İçsel temizliğin ne olduğunu tam olarak anlamak için tüm sayfaları ziyaret ederek video görüntülerini izleyebilirsiniz.
Her sayfadaki video görüntülerini izlediğinizde sayfanın anlamını veren seminerlerden o konularla ilgili alıntıları bulacaksınız. Bütün videoları izlediğinizde de tamamı iki saati bulan ve içsel temizliğin ne olduğunu anlatan bütün bir anlatıma ulaşmış olacaksınız.
Yolunuz açık olsun…
Nil Avunduk

devamı için tıklayınız